Uyuşturucu madde kullananlar nasıl anlaşılır

Ocak 6, 2014

Uyuşturucu madde kullanan kişilerin farkına varmak kolay değildir. Uzun yıllar kimse tarafından fark edilmeden yaşayan uyuşturucu madde bağımlıları vardır. Ayrıca madde kullanımını gösteren özgün belirtiler çok azdır.

Aşağıda sayılan belirtilerin büyük bir kısmı başka nedenlerle de görülebilmektedir.

Uyuşturucu madde satın alabilmek amacıyla gerekli parayı sağlamak için hırsızlık yapıp yakalanabilirler ve madde kullandıkları anlaşılabilir. Ya da yüksek doz madde aldıktan sonra komaya girer ve hastaneye kaldırıldıkları zaman çevreleri durumunn farkına varır. Uyuşturucu madde kullandıklarından kuşkulanan kişilerde gözlenen davranışlar doğru yorumlanmalıdır. Gözlenen değişikliklerin başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır. Özellikle ergenlik gönemine özgü olabilen bir takım değişiklikler göz ardı edilmemelidir. Kişi kullanmadığı halde sadece bazı belirtiler gösteriyor diye suçlanmamalıdır. Böyle bir suçlama baştan ilişkiyi koparır. Yargılamak ya da etiketlemek tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Amacın kişiyi yakalamak değil ona yardımcı olmak olduğu unutulmamalıdır.

Bu maddeleri kullanan kişileri anlamak için başvurulabilecek üç yöntem vardır.

A. Vücut atık – parçalarının tetkiki

B. Davranış değişiklikleri

C. Madde etkisine bağlı değişiklikler

A. Kan, idrar, tükürük, saç, tırnak gibi vücut atık – parçalarının tetkiki:

En nesnel yöntemdir. Her bir materyalin kullanılan maddenin saptanması ile ilgili sınırlıklıkları vardır. Bu yöentemler ile yapılan tetkiklerin her zaman doğru sonuç vermediği doğrulamak için ileri tetkiklerin yapılması gerektiği bilinmelidir. Her maddenin vücutta kalma süresi farklılık gösterdiği için bu testler ancak kullnımdan belli bir süre sonrasına kadar sonuç verebilmektedir.

B. Davranış değişiklikleri:

Uyuşturucu madde kullanan gençte gözlenen ilk değişiklik çevresinde yaptığı değişikliktir. Yeni arkadaşlar edinir. Eski arkadaşlıkları biter. Kişi iki nedenle çevresini değişirmek zorundadır. Birincisi yeni arkadaş çevresinde daha rahat madde bulacaktır. İkincisi bulabildiği maddeyi bu çevre içinde rahat kullanabilecektir. Genelde okul içinde bu tür maddeleri kullandığı düşünülen kişiler ile arkadaşlık etmeye başlamıştır.

Kullandığı maddenin etkisine bağlı olarak ruhsal değişimler gösterir. Kimi zaman neşeli, sakin, kimi zaman öfkeli, saldırgan davranışlar gözlenebilir. Madde etkisi bitince davranışlar farklılık gösterir.

Daha önce okul başarısı iyi olan öğrencinin giderek okul başarısı düşmeye başlar. Okul başarısı düşmesine rağmen bu başarısızlık onun için ciddi bir sorun olarak algılanmamaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli nokta bu başarısızlığın altında yatabilecek diğer etkenlerin araştırılmasının gerekliliğidir. Aile içi sorunlar, ruhsal rahatsızlıklar, toplumsal sorunlar, olumsuz yaşam olayları da bu başarısızlıkta etken olabilir. Bu etkenler iyi ayırt edilmelidir.

Okula devam azalır. Okul devamsızlığından ailenin haberi yoktur. Genelde arkadaşları ile birlikte dışarıda arkadaş çevresi tarafından bilinen ortamlarda zaman geçirmeye başlamıştır.

Ailesi ile görüşüldüğünde evde bulunduğu zamanlar odasında tek başına kalmayı tercih ettiği öğrenilir. Odasından dışarı çıkmaz.

Aile ilişkilerini azaltmaya ve evde az bulunmaya özen gösterir. Bu hem içinde bulunduğu durumun anlaşılmasını istemediği için hem de ailesi ile bir takım çatışmalar olduğu içindir.

Her zamankinden daha fazla para harcamaya başlar. Kullandığı maddenin dozunu arttırdıkça gereksinim duyduğu paranın miktarı da artar. Evden para çalmaya başlayabilir. Son dönemde hırsızlık olayları yaşanır.

Kendine olan bakımı azalmıştır. Üstüne başına giyeceğine para harcamaz. Çünkü para kullandığı madde için gereklidir. Çevresi ve arkadaşları eski önemini yitirmiştir. Yaşamında değer verdiği tek şey maddedir.

C. Madde etkisine bağlı olarak ortaya çıkan değişiklikler :

  • Sınıf içinde dalgınlık, dikkat eksikliği göze çarpar. Derse dikkatini toplayamaz. Hafif uykulu bir hali vardır. Bu durumdan genelde rahatsızlık duymaz. Belirgin bir halsizlik-yorgunluk gözlenebilir. Solgun, bitkin bir hali vardır. Kısa süre sonra okulu terk edebilir. Genel bir isteksizlik olabilir.
  • Bedensel olarak dikkat edildiğinde ise gözlerde kanlanma saptanabilir. Büyümüş ya da küçülmüş gözbebekleri gözlenebilir.
  • Konuşmasında güçlük fark edilebilir. Peltek ya da mırıltılı bir biçimde konuşmaktadır. Ağızda kuruluk saptanabilir. Aşırı terleme, bulantı, kusma, yürümede güçlük ortaya çıkabilir.
  • Ailesi ile görüşüldüğünde uyku problemleri olduğu saptanabilir. Eroin ve benzer maddeler alınmadığı zaman uykusuzluk ortaya çıkabilir. Diğer maddelerden bazıları ise sürekli uyuma isteği oluşturabilir.
  • Beslenme alışkanlıkları bozulduğu için kilo kaybedebilirler.
  • Madde yoksunluğunda eklemlerde ağrılar, kramplar, esneme, kaşıntı, tüylerin ürpermesi gözlenir. Bu amaçla ağrı kesici ilaçların kullanımı artmıştır.
  • Vücudunda yara izleri ciltte renk değişikliği, iltihaplı yara ya da enjektör izleri bulunabilir.

BİR GENCİN MADDE KULLANDIĞINDAN ŞÜPHELENİYORSANIZ NE YAPABİLİRSİNİZ ?

Yapılabilecek ilk şey gençle konuşmaktır. Ancak konuşmayı yapacak olan kişinin öncelikle kendisinin bu konuda kendini hazır hissetmesi gerekir. Hazır olmadan konuşmak yarar değil zarar getirebilir. Bu nedenle acele etmemek gerekir. Bu arada şüphelenilen genç hakkında yeterli gözlemi yapmak ve veri toplamak gerekir.

KONUŞMAYA BAŞLAMAK

Genellikle uyuşturucu ile ilgili konuşmaktan kaçınılır. Ancak konuşmaktan korkmayın. Korkularınızı, kuşkularınız ve nedenlerini onunla açıkça paylaşın. Onun güvenini kazanın.

Konuşurken onu korkutmamaya özen gösterin. Tarafsız, samimi ve yalın olun.

Amacınızın ne olduğunun üstüne basarak vurgulayın. Ona destek ve yardımcı olmak istediğinizi anlatın. Her zaman onun yanında olacağınızı hatırlatın. Gizlilik ilkesine kesinlikle uyun.

Onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın. Konuşurken kendinizi onun yerine koyun.

Madde kullanmasından dolayı onu suçlamayın ve yargılamayın. Ancak bunun sonuçlarına kendisinin katlanacağını hatırlatın. Onun sorumluluğunu, onun yerine üstlenmemeye özen gösterin. Onun kendi sorumluluğunu üstlenmesine yardımcı olun.

İLETİŞİM KONUSUNDA BAZI ÖNERİLER

AKTİF DİNLEME

  • Dikkatinizi verin o konuşurken başka bir şeyle ilgilenmeyin.
  • Sözünü kesmeyin.
  • O konuşurken siz ne konuşacağınızı planlamayın.
  • Düşüncenizi onun sözünün bitiminde söyleyin.
  • Yargılamayın ve eleştrimeyin.

BAKIŞ

  • İletişim içinde iken bakışlarınızı kontrol altında tutun, öfkeyle bakmayın.
  • Beden diline dikkat edin.
  • Dinlediğinizi ona belli edin.

YANIT VERMEK

  • “Bu durum beni çok etkiledi” ve ya “Seni anlıyorum, kimi zaman bu çok zor bir durumdur” biçiminde yanıtları başlangıçta kullanabilirsiniz.
  • “Şunu yapmalısın…”, “Ben senin yerinde olsam…” veya “Ben senin yaşında iken…” gibi yanıtları kullanmayın.
  • Beklentileri vardır ve hayal kırıklığına uğramıştır. Ayrıca çevresindeki kişilerin altında kalacağını düşünerek kendileri için üzülüyor olabilirler.

Bazen aile bu durumu tamamen yadsıyabilir. Çünkü çocuklarının böyle bir şey yapmayacağına kendilerini inandırmışlardır. En azından öyle olmasını istemektedirler. Bu durumda ailenin fazla üstüne gitmek sakınca doğurabilir. Görüşmeyi başka bir güne erteleyebilir, böylece aileye konuyu düşünmesi için fırsat verebilirsiniz.

YÖNLENDİRME

Bu kişiler genellikle tedavi kurumlarından çekinirler. Bu nedenle onu tedavi için cesaretlendirin. En azından danışmanlık için başvurmasına yardımcı olun. Bu konudaki mesajınızı sık sık yineleyin. Gencin kendisi hakkında söylediği olumlu düşünceleri siz de onun ardından yineleyin. Böylece onun olumlu tarafları pekiştirilebilir.

TEDAVİ

Uyuşturucu madde kullananlar tedavi edilebilir mi ?

Evet. Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi edilebilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir.

Kullanıcılar arasında bu hastalığın tedavisi olmadığı yolunda bir inanç gelişmiştir. Bu değiştirilmeye çalışılmalıdır.

Kullandığı uyşturucu maddeyi bırakan kişilerde tekrar madde kullanımına başlamak sık olarak gözlenen bir durumdur. Kişi bu maddeleri bıraktıktan sonra bir daha hiçbir zaman kullanmamalıdır. Bir kez kullanması bile onun eski günlerine dönmesine neden olabilir.

Tedavinin İlkeleri

Bu maddeleri kullanan kişilerin tedavisi kişiye, kullanılan maddenini cinsine ve kullanma süresine göre değişiklikler göstermektedir.

Tedavinin başarısı iki önemli etkene bağlıdır:

Bunlardan ilki kişinin tedavi olmayı istemesidir. Eğer kişi tedavi olmayı istemiyor ise tedavi ekibinin başarısı oldukça düşmektedir.

Diğeri ise kişinin maddeyi bırakmaya kendini hazır ve yeterli hissetmesidir. Çünkü kişi maddeyi bıraktığı zaman alışkanlıklarından bir çoğunu ve yaşadığı ortamı da değiştirmek zorunda kalabilecektir. Eğer tüm bunlara hazır değilse tedavinin yeterli düzeyde başarılı olmayacağı bilinmelidir.

Eğer madde kullanan kişide güçlü bir bağımlılık geliştiyse tedavi uzun süreli olmak zorunda olup daha güçtür. Bağımlılık tedavisinde kişinin elindeki güçler profesyoneller arafından madde kullnımına hayır demesi için kullnılmaya çalışılır. Bağımlılık sürdüğü sürece kişinin elindeki güçleri (ailesi, ruhsal ve fiziksel sağlığı, olumlu arkadaşları, okulu, işi, olumlu sosyal aktiviteleri) kaybetmeye başladığını görmekteyiz. Bu nedenle bağımlılığın erken dönemde saptanması gencin tedavide çok daha başarılı olması açısından önemlidir.

TEDAVİDE NELER UYGULANMAKTADIR ?

Madde bağımlılığı tedvisi detoksifikasyon (arındırma) ve rehabilitasyon adı verilen iki aşamadan oluşur.

Arındırma : Fiziksel bağımlılık yapan maddelerin uzun süre alındıktan sonra kullanımının kesilmesi veya miktarın azaltılması sonucu ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin önlenmesine dayanır.

Daha önceki bölümlerde etkileri anlatılan maddelerden bazıları güçlü fiziksel bağımlılık yapmamaları nedeniyle ciddi yoksunluk belirtileri oluşturmazlar. (esrar, uçucu maddeler, hayal gördürenler gibi) Bu nedenle bu tip maddelerin oluşturduğu bağımlılık tedavisinde yoksunluk tedavisine nadiren gerek olmaktadır.

Güçlü fiziksel bağımlılık oluşturan maddeler bırakıldığında ise şiddetli yoksunluk belirtileri ortaya çıkar ve arındırma sırasında yoksunluk tedavisi yapmak gerekir.

Yoksunluk tedavisi her farklı madde grubu için değişiklik gösterir. Çünkü her madde kendisine özgü yoksunluk bulguları oluşturur ve bu bulgulara yönelik farklı ilaç tedavileri uygulanır.

Bu dönemde aynı zamanda kişilere eşlik eden fiziksel ve ruhsal sorunlar belirlenip bunların tedavisine başlanır. Aynı zamanda bağımlıların bir sonraki dönem olan rehabilitasyona hazırlanmaları, ellerindeki güçleri bağımlılıkla mücadele için kullanmaları süreci başlar.

Rehabilitasyon : Psikolojik bağımlılığın tedavisi ve sağlıklı bir ayıklık döneminin oluşturulmasını içerir. Kişinin kendini tanıması, maddeyi kullanma davranışını öğrenmesi, madde kullanma nedenlerini anlaması, tekrar başlamaması için neler yapması gerektiğini öğrenmesi sağlanır. Tüm bunlar oldukça uzun bir süreç gerektirir ve sık sık yapılan kontrollerle tedavi programına uyulması gerekir.

Arındırma tedavisi kısa süreli olup 7-10 gün gibi bir sürede tamamlanmaktadır. Ancak rehabilitasyon tedavisinde bu süre en az 1 yıl kadar olmaktadır.

Bağımlılık tedavisi için kişilerin hastaneye yatması her zaman gerekmemektedir. Bağımlı olan olguların büyük bir çoğunluğunun tedavisi hastaneye yatmadan poliklinik kontrollerinin düzenli sürdürülmesi ile yapılabilmektedir. Bir çok araştırmada hastaneye yatırılmadan tedavi edilen olgularda tedavi başarısının yatan olgular kadar yüksek olduğu belirlenmiştir.

ACİL DURUMLAR

Madde kullanan kişilerde ortaya çıkabilecek ve acil müdahale gerektirecek durumlar iki ayrı nedene bağlı olabilir:

Maddenin yüksek dozda alınması (zehirlenme, entosikasyon, aşırı doz)

Madde kullanılmadığı için ortaya çıkan şiddetli yoksunluk belirtileri

Her iki durumda da yapılacak müdahale farklılık gösterir. Bu nedenle olayın nedeninin açıklığa kavuşturulması ilk basamaktır. Her iki durumda da soğukkanlı olunmalı madde kullanıcısı sakin bir odaya alınıp bilinci bulanıksa kusma tehlikesine karşı önlem açısından yan yatırılmalıdır. Bu arada derhal bir sağlık kuruluşu ile bağlantı kurulup madde kullanıcısı oraya nakledilmelidir.

ZEHİRLENME

Zehirlenme belirtileri alınan maddenin cinsine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle böyle bir durumda kullanılan maddenin cinsinin belirlenmesi çok önemlidir.

Kullanılan maddenin cinsine göre zehirlenme belirtileri :

Eroin : Gözbebekleri toplu iğne başı kadar küçüktür, solunum yavaşlamıştır, derin uykulu bir hal ve dışarıdan verilen uyarılara karşı yanıtsızlık vardır.

Uçucu maddeler : Kişi şaşkındır. Bulunduğu yeri, zamanın ne olduğunu ve kiminle konuştuğunu bilemez. Sarhoşluk hali vardır. Ağızdan kullanılan maddenin kokusu gelir ve genellikle ağızda, burunda ve giysilerin üzerinde kullanılan maddelerin bulaşıkları vardır.

LSD : Kişi korku içindedir, bir panik hali vardır. Hayaller görebilir ve hayali sesler duyabilir.

Esrar : Konuşmada dağınıklık, gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, korku, panik, intihar düşünceleri ortaya çıkabilir. Ayrıca kişinin gözleri kıpkırmızıdır.

Kokain : Aşırı kuşkucu davranış, saldırgan davranışlar, aşırı hareketlilik.

Sakinleştirici haplar : Solunum yavaşlar, uykulu bir hal gelişir ve tansiyon düşer. Peltek konuşma, dengesizlik ve koordinasyon güçlüğü vardır.

YOKSUNLUK BELİRTİLERİ

Uyuşturucu maddelerin bırakılması veya kullanılan dozun azaltılması ile bazı belirtiler ortaya çıkar. Bunlar arasında; şiddetli ağrılar, kusma, ishal, terleme, uykusuzluk, burun akıntısı sayılabilir. Kokain gibi uyarıcı maddeler bırakıldığında ise mutsuzluk, durgunluk, uykulu bir hal veya depresyon benzeri bir tablo gözlenebilir.

Bütün maddelerin bırakılması ile sinirlilik, huzursuzluk, rahatlayamama hali ortaya çıkmaktadır. Bu durum saldırgan davranışlara neden olabilmektedir. Ancak tüm bu yoksunluk belirtileri çok acil müdahale gerektiren durumlar olmayıp arındırma tedavisi sırasında ilaçla tedavi edilebilirler.

UYUŞTURUCU MADDELERLE İLGİLİ YANLIŞ İNANÇLAR

1. “Ben bağımlı olmam”

Herkes bağımlı olabilir. Bunun piskolojik ile sosyal etkenler ile doğrudan ilişkisi yoktur. Madde kullanımı bedende zamanla biyolojik değişikliklere yol açar. Madde kullanıldığı sürece bundan kaçınmak olası değildir.

2. “Bir kere kullanmaktan bir şey çıkmaz”

Kokain gibi bazı maddeler ilk kullanımdn sonra bile bağımlılık oluşturabilir. Bir kere kullandıktan sonra uyuşturucu maddenin ikinci kez kullanılması daha kolay olur. Çünkü kişinin korkusu kalkmıştır. Maddeyi nereden bulabileceğini bilmektedir.

3. “Ara sıra kullanmakla bir şey olmaz”

Genelde kişiler ara sıra kullanma niyeti ile başlar. Ancak daha sonra bağımlı hale gelmişlerdir. Ara sıra kullanılsa bile bunlar zararlarını gösterir. Aralıklı uzun süre kullanım bireyde ruhsal ve kimyasal değişikliklere neden olur.

4. “Esrar, alkol ve sigaradan daha tehlikeli değildir”

Esrar tehlikeli bir uyuşturucu maddedir. Alındıktan sonra bedende yağ dokusunda (özellikle beyin ve üreme organlarında) birikir. 30 gün süre ile dokularda kalır. Bu nedenle zarar verici etkileri daha yüksektir. Bellekte kayıp, öğrenme bozukluğu, solunum sistemi bozukluklarına neden olabilir. Esrar sigaradan çok daha yüksek oranlarda kanser yapıcı madde içermektedir.

5. “Ben kontrol edebilirim”

Bu inanç ile madde kullanmaya ilk adım atılmaktadır. Uyuşturucu kullanılan ortamlara “ben kendimi kontrol edebilirim” düşüncesi ile girilmektedir. Halbuki seçilecek en güvenli yol bu ortamdan kaçmaktır. Bir çok kişi hala kontrol edebileceği inancını taşırken bağımlı hale gelmiştir. Bağımlı olanların bir kısmı hala kontrol edebileceğine inanmaktadır.

6. “Benim iradem güçlüdür”

Yukarıda anlatıldığı gibi bunun irade güçlülüğü ya da zayıflığı ile mutlak bir ilişkisi yoktur. Kişilik bozuklukları kimi zaman madde kullnımınına neden olabilmektedir. Ancak böyle bir sorunu olmayanlar da bağımlı olabilmekte ya da böyle bir sorunu olanlar bağımlı olmamaktadır. Bu nedenle bireysel özellikle önemli olmakla birlikte neden sonuç ilişkisi yaratmaz.

7. “Herkes kullanıyor bir şey olmuyor”

Bu düşünce kişinin kendisine yandaş arama çabasından kaynak alır. İnsanların ve gençliğin büyük çoğunluğu madde kullanmamaktadır. Çevresinde uyuşturucu kullanan kişilerin maddenin zararlarını görmesi zaman alabilir. Bu nedenle bugün onlara bir şey olmaması yarın da maddenin zararlarını görmeyecekleri anlamına gelmez.

8. “Sadece zayıf bireyler bağımlı olur”

Bunun tam tersi doğrudur. Madde kullanan kişiler belli bir süre içinde zayıf insanlar haline gelirler. Hiçbir kimse bağımlı olmak amacı ile uyuşturucu kullanmaya başlamaz. Davranış ve kişilik değişiklikleri bir süre sonra uyuşturucu kullnımı nedeniyle ortaya çıkar.

9. “Ciddi madde bağımlısı olan insanlar her yolu tercih ederler”

Esrar ya da bir çok uyarıcı madde kullanımı sonucu kişilerin yaşantısı olumsuz etkilense de hiçbir zaman iğneye dokunmadıkları düşüncesi ile kendilerini kandırma yolunu tercih ederler. Esrar, alkol ya da bir çok uyarıcı madde kullanımının oluşturduğu zararlara yönelik bilgi ve gözlemler insanların yaşantısının enjektör olmadan da berbat olabileceğini göstermiştir.

 

Bir Cevap Yazın