Aile ve devlet idaresinde annenin veya anne soyundan gelen en yaşlı bir kadının hakim olduğu toplum düzenine anaerkil düzen denir. Böyle toplumlarda, çocuk anneye ve annenin ailesine nisbet edilir, onların soyuna ait kabul edilir. Hem mirastan yararlanma, hem toplumun siyasal bakımdan temsili ve yönetimi, yakınlık derecesine göre ailenin en yaşlı kadınına aittir.

Aile Planlaması, istenildiği zaman, istenilen sayıda çocuk sahibi olmaktır. Her kadının istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olması en doğal hakkıdır. Ancak kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar ve düşükler anne-çocuk sağlığını tehdit eder. Aile planlaması, istedikleri zaman, istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları için ailelere verilen hizmetlerin tümüdür. Aile planlaması ailelerdeki kişi

Günümüzde baba olmak çok zor. Kimi erkek kariyer peşinde koşarken kimisi de ekonomik koşullarını iyileştirmenin peşinde.Modern çağın beraberinde getirdiği yoğunluk ve koşturma da işin cabası… Durum böyle olunca, bebeklerin en çok ihtiyaç duydukları ‘zaman’ ve ‘ilgiye’ yeterince zaman kalmayabiliyor. İşte tüm bu nedenlerden dolayı hemen her erkek kendisine şu soruyu soruyor: Baba

Aslında çok önemli bir konu olan baba-kız ilişkisi üzerinde en az durulan ilişkilerden biridir. Masallarda bile anne kız ya da üvey anne-kız ilişkileri sorunluyken kızların babayla ilişkileri daha naiftir. Kız çocuğun seçimlerini ve hayat bakışını belirleyen babayla kurduğu bu ilişki beklenti, hayal kırıklığı, hayranlık, reddedilme ve sevgi öğelerini bünyesinde barındırır. Bir kızın

Artık kuşak çatışması her alanda yaşanıyor.Eskiden yaşlılar ile gençler arasında görülen çatışmalar günümüzde 5 yaş ve üzeri yaş farkı olan tüm bireyler arasında da görülebilmektedir. Öyleki 25 li yaşlardaki bireyler ile 18 yaşlar arasındaki bireyler arasında uçurumlar olabilmekte ve kuşak çatışması yaşanabilmektedir. Kuşak çatışmaları genellikle genç yaş grubu üzerinde odaklanmaktadır. Çünkü gençlik

Günümüzde aile içi huzursuzluk sebeplerinin en önemlilerinden biri de işsizlik. Maddî gelirdeki sıkıntıyla birlikte oluşan iletişim bozukluğu, sevgi ve saygı eksikliği, eşleri birbirinden koparıyor. Evin temel ihtiyaçlarının karşılanamaması, ailenin içine adeta ateş düşürüyor. İşsizlik sorunuyla karşılaşan aile fertleri umutsuzluğa sürükleniyor. İşsizlik, yuvalarının dağılmasına sebep oluyor. Severek evlenen birçok insan yıllar sonra ailenin

İkinci evlilik, yetişkinler ve onların çocukları arasında değil, iki yetişkin arasında yapılan bir sözleşmedir. Ancak ortadaki çocuklara ebeveynlik yapmak söz konusu olunca bu, yeni ebeveyn için hayal kırıklığı ve reddedilmeyle sonuçlanabilecek bir durum olabilir. Çocuklar ve üvey ebeveyn arasındaki ilişki ne kadar iyi olursa olsun, bu kişi, onların kalplerinde ve hayatlarında, öz

‘Büyüdüğümde aynen senin gibi olmak istiyorum’. Çocukların büyük bir kısmı anne ya da babalarına böyle söylerler. Böyle söyleyerek de büyük bir yük altına sokarlar ebeveynlerini. Anne ya da baba, sanki, ben mükemmel olursam çocuğum da mükemmel olur düşüncesine kapılırlar. Oysa mükemmel olmakla iyi örnek olmak aynı şey değildir. Ünlü çocuk psikiyatristi Fritz