Sosyal Ağ Bağımlısı mısınız ?

Kasım 25, 2013

Facebook, Linkedlin, My space, Twitter yaşamımıza hızla yerini aldı. Artık arkadaşlarımızı, eski dostalara bu sitelerden kolayca ulaşabiliyoruz. Kazançlarımız kadar kayıplarımıza da sebep olan ortamlar sosyal ağlar…

Sosyal ağlar insanların uzun süredir görmedikleri arkadaşları ile tekrar buluşma yeri, mesafe ne olursa olsun onlara ulaşabileceğiniz bir alan. Yeni arkadaşlar edinmek, bilgi alışverişi yapmak, sevgili edinmek, cinsel deneyimler yaşamak, oyun oynamak gibi hedeflerle sosyal ağlara üye olunabiliyor. Arkadaşlarınızla konuşmasanızda neler yaptığını anında öğrenebiliyorsunuz.
Sosyal ağlarda kayıplar ne zaman başlar;

-Gündelik yaşamda sohbet ettiğiniz, birlikte sinemaya gittiğiniz, sohbet ettiğiniz, yemek yediğiniz arkadaşlarınızdan daha fazla arkadaşınız sosyal ağlarda varsa ve zamanınızı daha çok orada geçiriyorsanız bu noktaya dikkat etmek gerekir.

-Sosyal ağlardaki paylaşımlarınız zihninizi meşgul ediyor, zamanınızı bunlar üzerinde yoğunlaşarak geçiriyorsanız.(Neden böyle yazdı, benim için mi yazmış, şimdi ne yapıyor, ne yaptığını nasıl anlarım…)
-İnternetten çıkmak, ara vermek durumunda kendinizi kontrol etmekte zorlanıyorsanız.

-Sosyal ağlara girmediğinizde sıkıntı hissediyor, mutsuz oluyor, girebilmek için fırsat oluşturmaya çalışıyorsanız.

-Düşündüğünüzden daha fazla zamanı sosyal ağlarda harcıyorsanız.

-Günlük yaşamda gerçek ilişkilerinizde yaşadığınız mutluluk, üzüntü, kıskançlık gibi duygular sosyal ağlardaki paylaşımların artmasıyla birlikte buradaki ilişkiler üzerinden yaşanmaya başladıysa.

-İşe gitmek, dışarı çıkmak, arkadaşlarla buluşmak için harcanan zaman yerini sosyal ağlara bırakmışsa. Bunlar işinizi, ilişkileriniz tehtid etmeye başlamışsa.

- Sıkıntılardan, problemlerden kaçma yöntemi olarak sosyal ağlar kullanılmaya başlamışsa.

Sosyal ağlarda geçirilen zamanla birlikte kişi ailesine, ilişkilerine, arkadaşlarına daha az zaman harcamaya başlıyor. Bir yandan sanki çok fazla ilişki kuruyormuş gibi gözükse de aslında kişiyi yalnızlığa iten sürecin başlangıcı. Sosyal ağlarda kişi daha rahat davransa da kendini uzun uzun anlatsada yüzeysellik mevcut. İlişkilerin önemli bir parçası olan beden diliniz, tepkileriniz eksik. Sosyal ağlarda olayları yorumlayışımız, fikirlerimiz ve kendimizle ilgili çok şey yazabiliriz. Ama duygu ve davranışlarımız da bizim bir parçamızdır. Bunların olmadığı bir ortamda gerçek bir yakınlıktan söz etmek oldukça zor. Eşimize, ailemize ayıracağımız zamanı burada geçirdikçe bu yakınlıktan mahrum kaldığımız gibi, sorunlarda baş göstermeye başlar. Aile, arkadaşlar durumdan şikayet etmeye başlarlar. Bu şikayetler bağımlı kişi tarafından çarpıtılarak inkar edilir. “Ben burda mutluyum”, “Sorun siz de siz bana çok karşıyorsunuz.”. “Burası bana iyi geliyor, stresimi azaltıyor.” Bu şekilde sorun gittikçe büyür.

Bağımlı olan kişinin çevresi bu durumun çözümsüzlüğe gidiyor oluşu nedeniyle rahatsızlık duyarken bağımlı olan kişi için durumun farkına varmak farklı sorunların ortaya çıkması ile başlar. Bağımlı kişi burada tanıştığı insanlarla ilişkilerini gerçek yaşantısına taşımaya başladığında ve sonrasında fiziksel ve duygusal anlamda zararlara uğramaya başladığında yardım almaya yönelir. İnternette geçirdiği zamanın sonucu oluşan zaman, ilişki kayıpları, finansal güçlüklerle de kişi gittikçe zorlanmaya başlar. Doğal olarak sıklıkla internette bulunulması nedeniyle zamanı algılamada bozulmalar da oluşur. Örneğin; Kişi gelecek bir mesajı beklemek adına gece kalkıp sosyal ağına girebilir. Her an bir mesaj gelebileceği düşüncesi ile bilgisayarın başından ayrılamaz, saatin kaç olduğu önemsizleşir. Bir yandan da hızlı bir şekilde gelişen samimiyet sonrasında oluşan rahat konuşmalar, mesajlar, sınırların kaybı günlük yaşama adapte olmayı zorlaştırır. Yaşantıda 5 günde işleyen ilişki süreci internette yarım saatte oluşur.

Sosyal ağ bağımlılığı en çok ilişkiler ve evlilikler üzerinde tahribat yaratıyor. Sohbet odaları, pornografi, sanal seks çiftlerin ilişkilerinde sorunlara neden oluyor. İnternete konulan resimlerin başkaları tarafından kullanılması, sizin adınıza yazılan yazılar kişide kontrolün kaybına ve güven duygusunun zedelenmesine neden olur. Bu nedenle sınırlar, limitli kullanımda oldukça önemli bir konu.

Uzman Psikolog Zehra Erol

 

Bir Cevap Yazın