Sigara ve Tütün Bağımlılığı

Ocak 6, 2014

Sigara içmek, çok yaygın bir bağımlılık çeşidi olmasının yanısıra, sigara ve dumanında bulunan maddelerin insan sağlığı üzerine yaptığı olumsuz etkiler nedeniyle dünyanın ve Türkiye’nin en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir.

Tütün ürünlerinin kullanım şekli çok değişiklik gösterebilmektedir. Bazı kişiler her gün düzenli olarak sigara kullanırken bazıları arada sigara içen kişilerdir, kimi kişiler ise sigarayı bırakmış olanlardır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sigara içimine dair aşağıdaki tanımlamaları yapmıştır:

Sigara içen
Her gün düzenli içen (regular daily smoker): Son 30 gün içinde her gün en az bir adet sigara içen kişiler
Her günden seyrek içen (less than daily smoker): Sigara içen ama son 30 günde hergünden daha seyrek içen kişiler
Ara sıra içen (occacional smoker): Ara sıra(sosyal ortamlarda vb.) içen kişiler
Sigara içmeyen
Yaşam boyu hiç sigara içmeyen (life-long non-smoker/never smoker): Yaşamı boyunca hiç sigara içmemiş kişiler
Sigarayı bırakmış olan (ex-smoker): Önceden sigara içmiş olup halen içmeyen kişiler
Bu tanımlamalar dışında DSÖ sigara içen ve içmeyen kişilerin ayırımı için daha radikal bir tanımlama getirmektedir. Bu tanımlamaya göre yaşamı boyunca toplam 100 adet sigara içmiş olan kişi sigara içen olarak kabul edilmektedir.

Tütün Kullanım Sıklığı

Tütün ürünleri bütün ülkelerde oldukça yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, tütün kullanımının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin ortaya konduğu son 50–60 yıl içinde çeşitli ülkelerde tütün kullanım sıklığı bakımından önemli değişiklikler yaşanmıştır. Bu süre içinde özellikle gelişmiş ülkelerde tütün ürünü kullanımı azalma yönünde bir seyir izlerken gelişmekte olan ülkelerde tütün ürünü kullanımı artmaktadır. Örneğin İngiltere’de 50–60 yıl önce yetişkin yaş grubundaki kişilerin yarısından fazlası sigara içiyorken günümüzde bu değer yüzde 20 dolaylarına düşmüştür. Gelişmiş ülkelerin çoğunda benzeri bir seyir izlenmesine karşılık örneğin ülkemizde 1980’li ve 1990’lı yıllarda sigara kullanımında yüzde 80 dolayında artma olmuştur.

2001 yılında, dünyada ki sigaraların % 2’si, ve bölgemizdeki sigaraların % 14’ü ülkemizde içilmiştir. Sigara içme yaygınlığı konusunda ülkemizi temsil eder nitelikteki iki araştırmadan, 1988 PİAR Araştırması’na göre; erkeklerin % 62.8’i, kadınların % 24.3’ü ve tüm toplumun % 43.6’sı, 1993 BİGTAŞ Araştırmasına göre; erkeklerin % 57.8’i, kadınların % 13.5’i ve tüm toplumun % 33.6’sı sigara içmektedirler. Türkiye, bu sigara içme oranları ile Avrupa’da erkekler arasında en çok sigara içilen ülkeler arasındadır. Sigara içme oranları kişilerin eğitim durumları ve statüleri yükseldikçe de hızla artmaktadır. Türkiye’de 15 ve üzeri yaş grubunda tütün kullanımı gelişmiş ülkelere göre halen yüksek olmakla birlikte son 15 yıllık süre içinde dikkate değer bir azalma olduğu gözlenmektedir. Ülke genelini temsil eder nitelikte yapılan çalışmalarda sigara kullanım sıklığı erkeklerde 1993 yılındaki %58 değerinden 2008 yılında %48’e düşmüştür. Kadınlarda biraz daha az olmakla birlikte 2003 yılından sonra hafif bir azalma söz konusudur Bununla birlikte ülkemizde halen 20 milyon dolayında sigara içen kişi vardır ve bu değerle Türkiye dünya ülkeleri arasında en fazla tütün tüketen onuncu ülke konumundadır.

Türkiye’de gençler arasında sigara kullanımı da oldukça yaygındır. Bu konuda 13–17 yaşlar arasındaki öğrenciler arasında yapılan çok sayıda çalışmada yüzde 0.9 ile 41 arasında değişen sıklık değerleri bulunmuştur. Dünya Sağlık Örgütü işbirliği ile 2003 yılında yapılan Küresel Gençlik Tütün Araştırması (GYTS; Global Youth Tobacco Sırvey) sonuçlarına göre 13–16 yaşlar arasındaki öğrencilerde erkeklerin %33,1’inin, kızların da %22,3’ünün yaşamlarının bir döneminde sigara içmiş olduğu saptanmıştır. Erkek öğrencilerin %9,1’i ve kız öğrencilerin de %5,0’i çalışmanın yapıldığı tarihte sigara içmekte olduklarını belirtmişlerdir.

Sigara kullanımının olumsuz etkileri yalnızca sigara içen kişilerle sınırlı değildir, sigara dumanından pasif olarak etkilenenlerde de ciddi sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır.. Çeşitli çalışmalarda evlerin %60-80’inde sigara içen en az bir kişinin bulunduğu ortaya konmuştur.

Sigaranın, başta akciğer kanseri olmak üzere lösemiye, dudak, ağız, dil, gırtlak, özofagus, pankreas, böbrek ve mesane kanserlerine, kronik bronşit ve amfizeme, koroner kalp hastalığına ve serebrovasküler hastalığa yol açan faktörlerin en önemlilerinden birisi olduğu kanıtlanmış bir gerçektir. Buna rağmen, sigara kullanımı, bir salgın halinde kitleleri öldürmeye devam etmektedir. Halen, dünya genelinde yılda 4 milyon kişi sigara nedeniyle ölmekte ve yaşamlarının 22 yılını kaybetmektedirler. Dünya genelinde de tütün tek başına en çok ölüme neden olan sebeplerin başında gelmektedir. 2030 yılında, sigaranın en az yarısı 35-69 yaşları arasında olmak üzere, yılda 10 milyon kişiyi öldüreceği tahmin edilmektedir. 2030 yılında gelişmekte olan ülkeler, dünyadaki tüm tütün ölümlerinin % 70’inden sorumlu olacaklardır. Pek çok ölüm ve bir çok hastalık, sadece tütün içimi önlenerek azaltılabilir.

 

Bir Cevap Yazın