Sezaryenle doğumda ölüm riski var

Eylül 27, 2013

Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Sefa Kelekçi, gerekli olmadığı halde başvurulan sezaryen yönteminin doğum anında ölüm riskine neden olabildiğini, uzun dönemde de yeniden hamile kalma şansını düşürdüğünü söyledi.

Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Sefa Kelekçi, AA muhabirine yaptığı dönemde, sezaryen yönteminin sadece Türkiye’de değil, dünyada tartışma konusu olduğunu belirtti.

Sezaryen ile doğum oranlarının dünyada da makul seviyenin çok üstünde olduğuna işaret eden Sefa Kelekçi, bilimsel açıdan konu ele alındığında başvurulan cerrahi yöntemin anne, bebek ve hekim için risk anlamına geldiğini savundu.

Türkiye’de ve dünyada çok tartışılan sezaryen yönteminin bazı durumlarda gerekli olabildiğine de değinen Prof. Kelekçi, “Sezaryen aslında bizim tamamen dışladığımız bir operasyon yöntemi değil, anne için hayat kurtarıcı olabildiği durumlar da var ancak bunun oranı yüzde 15 düzeyindedir. Maalesef hem dünyada hem de bizde sezaryenle doğum oranlarının yüzde 50′nin üstünde olması kabul edilebilir değil” diye konuştu.

- “Bazı annelerin talebi sezaryenle doğum

Uzun süre sancı çekmek isteyemeyen bazı anne adaylarının sezaryen ile doğum konusunda talebi olduğunu vurgulayan Sefa Kelekçi, “Sezaryenin önemli tercih sebeplerinden biri de medikolegal dediğimiz yargıya taşınabilecek olaylardır. Hekimler kendini riske atmak istemiyor. Hem anne hem de hekim kendini garantiye almak istiyor” şeklinde konuştu.

Sezaryen yönteminin operatif bir işlem olduğunu ve anestezi gerektiğini dile getiren Kelekçi, normal doğuma göre daha çok kan kaybının da bir başka risk unsuru olduğunu belirtti.

Sezaryenle bebek dünyaya getiren annelerin daha sonraki gebeliklerinde sorun yaşayabildiğini de aktaran Kelekçi, şöyle konuştu:

“Sonraki gebeliklerde bebeğin yerleşim yeri daha sorunlu olabiliyor ve doğum sağlıkla sonuçlanmayabiliyor. Bazen bu durum annenin hayatını kaybetmesine neden olabiliyor. İkiden fazla sezaryen zaten yüksek riskli gebelik tanımına giriyor. Sezaryen yöntemi sonrası yumurta ve spermin buluşacağı tüp zarar görebiliyor, şekli değişebiliyor. Sonuçta bir cerrahi operasyon söz konusu. Sezaryenle doğum yapan anneler daha sonra dış gebeliğe daha sık maruz kalıyor. Tüm bu riskler yaşanmasa bile üçüncü üç aylar dediğimiz gebeliğin son döneminde bebeğin yerinde problem yaşanabiliyor.”

Sezaryen yönteminin doğumların yüzde 15′inde gerekli olduğunu, ancak diğer doğumların “biraz daha dikkatle” normal yöntemlerle gerçekleştirilebileceğini söyleyen Sefa Kelekçi, “Biz gerekli olmayan durumlarda anne adaylarına normal doğum öneriyoruz” dedi.

 

Comments are closed.