Hamileyken Diyet Yapılır mı ?

Kasım 24, 2013

Bayanlar hamilelikten ve doğumdan sonra vücutlarının deforma olmasından, gebelite aldıkları kiloların doğumdan sonra kalıcı olmasından korkarlar. Bunun içinde gebelik esnasında diyet yapıp yapmama konusunda tereddüte düşerler. Gebelikte diyet yapılabilir fakat diyet yaparken vücdun ve bebeğin ihtiyacı olan vitamin, mineral, protein gibi tememl ihtiyaçları karşılayacak şekilde olmalıdır. Fazla yağlı olmayan yağ oranı düşük gıdalar alınabilir. Kalsiyum oranı yüksek gıdalar tavsiye edilir. Şeker yerine tatlandırıcılar kesinlikle kullanılmamalıdır. Bazı tatlandırıcıların Anormal fetal gelişimine ve doğum anomalisine sebep olduğu saptanmıştır. Tatlandırıcılar ancak diyabetik gebelerde doktor tafsiyesi ile kullanılmalıdır.

Ayrıca beslenme hamileliğin seyrine; rahat geçmesine, doğuma, duygusal duruma ve doğum sonrası iyileşmeye etki eder. İyi beslenen kadınlarda erken doğum daha azdır, özellikle çinko eksikliği prematüre doğum riskini arttırır. Hamileliğiniz boyunca dikkat etmeniz gereken önemli konular şunlardır: Yediğiniz her lokmaya özen göstermek: Her yemekte çatalınızı ağzınıza götürmeden önce “bu yediğim bebeğim için iyi mi?” diye bir düşünün, eğer yanıt “evet” ise çiğneyin. Düşkün olduğunuz tatlılardan ve abur cuburlardan uzak durun. Tüm kaloriler birbirine eşit değildir: 150 kalorilik bir tatlı kurabiyedeki kalori, kepekli undan yapılmış, meyve suyu ile tatlandırılmış diyet kurabiyedeki 150 kaloriye eşit değildir. Bu nedenle aldığınız kalorinin miktarının yanı sıra, niteliğinede özen gösterin. Kendinizi aç bırakırsanız bebeğinizide aç bırakırsınız:

Nasıl bebeğinizi doğduktan sonra aç bırakmayı düşünemiyorsanız, anne karnındayken de bunu yapmamalısınız. Bebeğinizin düzenli aralarla düzenli beslenmeye ihtiyacı vardır. Hiç bir zaman öğün atlamayın. Siz aç olmasanızda bebeğiniz açtır. Eğer mide yakınmalarınız iştahınızı kapatıyorsa, gereksiniminizi 3 öğün yerine 6 küçük öğün ile karşılayın. Karbonhidrat alımı: Hamilelik sırasında kilo almaktan korkan bazı kadınlar karbonhidratları tamamen diyetlerinden çıkarırlar. Saf ve basit karbonhidratların (beyaz ekmek, pirinç, şeker, kek, kurabiye) besin değeri az ama kalorileri çoktur. Saf olmayan karbonhidrat komplekslerinin ise (kepekli ekmek, kahverengi pirinç, kurufasulye, bezelye ve özellikle kabuğu ile pişirilen patates) gerekli B vitaminleri, mineraller, protein ve lifler açısından gerekli olduğu bir gerçektir. Bunlar bulantı ve kabızlığın kontrol altına alınmasında yardımcı olur ve şişmanlatıcı değillerdir. Tatlılar sorundan başka birşey değillerdir: Hiçbir kalori şekerin verdiği kalori kadar boş değildir.

Ayrıca araştırmalar şekerin yalnızca yararsız değil zararlı da olduğunu göstermişlerdir. Şekerin diş çürümesine yol açmasının yanı sıra, şeker ve kalp hastalığı, depresyon ve bazı vakalarda hiperaktivite ile ilişkisinin olduğu düşünülmektedir. Şeker ile ilgili belkide en kötü şey hiçbir besin değeri olmamasıdır. Lezzetli ve besleyici tatlılar için, şeker yerine meyve ve meyve suyu kullanın. İyi besinlerin nereden geldiği bellidir: Pişirdiğiniz yiyecekler konserve ve haşlanıp dondurulmuş ise besleyiciliğinin çoğunu kaybetmiştir. Mevsiminde taze sebze ve meyve, eğer bulunmuyorsa taze dondurulmuş olanları tercih edin. Her gün çiğ sebze ve meyve yemeye çalışın. Sebzeleri ya buharda yada az pişmiş hazırlayarak vitamin ve minerallerin korunmasını sağlayın.

Kötü alışkanlıklar iyi bir diyeti sabote edebilir: Yeryüzündeki en iyi doğum öncesi diyet bile eğer anne alkol, tütün ve benzeri maddelerden uzak durmuyorsa, işe yaramaz. Artık alışkanlıklarınızın değişmesinin tam zamanıdır.

 

Bir Cevap Yazın