Hamilelikte Korkular Kabuslar

Kasım 20, 2013

Kadın yaşamında hamileliğin,doğumun ve anne olmanın çok farklı bir yeri vardır.
Kadının üretim organlarının hamileliğe göre, ayarlanması, kadına hem ayrıcalık hem de
Stresli, zor bir görev ” yüklemiştir.
Evliliklerde önemli bir etken yoksa, çiftler en kısa zamanda çocuk sahibi olmak,”Anne
Baba”rolünü üstlenmek isterler. Fakat çoğu Anne Baba adayı,yeterince cinselliği yaşayamadan, rollerinin teorisini öğrenmeden gebelikle tanışırlar. Kadınların bazısı hamilelik hakkın da hiçbir bilgiye sahip olmadan ve hamileliği nasıl geçireceklerini, nasıl doğuracaklarını, çocuğa nasıl bakacaklarını bilmeden kendilerini olayın içinde bulurlar…
Anneden, konu komşu dan kulaktan dolma bilgilerle “yeni hayata” adapte olmaya
Çalışırlar. Özellikle doğumla ilgili abartılı anılar, öyküler, bellekte yer edebilir .

Hamilelikte biyolojik, psikolojik, sosyal statüde bir takım değişiklikler olur.Hormonal sistem bebeğin gelişeceği, olgunlaşacağı duruma göre şekillenir. Anne rahmi(uterus)ona göre dokusunu, kanlanmasını organize eder, vücudun genel metabolizmasında değişiklikler olur. Biyolojik değişiklikler kadının kişilik yapısına göre psikolojisinde etkileyebilir. Zaten psikolojik ve sosyal yapıda değişmektedir.Hamile kadına genelde daha fazla değer verilmekte, işlerine yardımcı olunmakta ve gönlü hoş tutulmaya çalışılmaktadır. Fakat istenmeyen gebeliklerde, doğacak çocuğun miras kavgasını körükleyeceği durumlarda veya ekonomik problemlerde bu böyle olmayabilir…

Hamilelikte fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklarda görülebilir. Kişilik bozukluğu olan hanımla da abartılı davranışlar, çatışmalar, bayılmalar bazen ciddi depresyonlar ortaya çıkabilir.
Genetik yatkınlığı olanlarda depresyon, panik bozukluk, şizofreni benzeri psikotik (gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu hezeyan ve halüsinasyonlar, ciddi davranış bozuklukları ile giden tablo )durumlar olabilir.

Bazen de düşünce, duygu ve davranışların hızlandığı, uçuştuğu”manik eksitasyon” ortaya çıkabilir.Bu hastalar hamilelikte ciddi risk altındadırlar…
Ayrıca adet öncesi dönemlerde sıkıntı gerginlik, sinirlilik, uykusuzluk, baş ağrısı, tahammülsüzlük ve benzeri şikayetleri olan gebeler hem hamilelikte hem de doğum sonrası depresyon geçirebilirler….

Depresyon içinde olan insanda uyku bozukluğu ön planda olabilir. Uykuya dalamama, sık sık uyanma, sabah erken uyanma, kabuslu, korkulu rüyalar görme dikkati çeker.
Diğer yandan iyi beslenememe ağır iş yükü aile içinde gerginlik, kavga, yoksulluk, alkol Uyuşturucu kullanımında hamileliği kötü etkileyen, ruh sağlını tehdit eden öğelerdir.
Annenin kişiliği obsesif (evhamlı takıntılı) kaygılı, sıkıntılı, karamsar bir yapıdaysa hamileliğinde çocuğuna yönelik olumsuz düşünceler gelişebilir. “Acaba çocuğum sağlam olacak mı? Sakat doğar mı? Doğarsa ne yaparım?Doğum da ölür müyüm” gibi kaygı dolu düşünceler anne adayını rahatsız eder. Bazen rüyalarına girer! Korku ve panikle uyanabilirler. Rüyasında çocuğunu “sakat” görebilir. Bazen iskeletler, kuru kafalar, cesetler rüyasına girebilir…

Tecavüz sonrası hamilelik,istenmeyen, beklenmeyen hamileliklerde, eşe ve eşinin ailesine yönelik öfke, kızgınlık, nefret hallerinde de, eşinin ve ailesinin bir uzantısı olan bebeğe,negatif duygular, saldırgan dürtüler yansıtabilir. Kadın ya bunu açıkça düşünür ve bu duygularla Çocuğun da içinde olduğu kabuslu rüyalar, görür ya da katı süper egosunun cezalandırmasından korktuğu için, çocuk yerine bazı simgelerle öfke ve agresyonu başlatır.
Genel olarak fiziksel ve ruhsal hastalıklarda uyku ve rüya düzeni bozulur. Şahsın kişiliği, yaşadıkları, hayal kırıklıkları, beklentileri özlemleri ne ise bunlar rüyasına ya direkt yada sembollerle yansır.

Hamilelikte problem yaşamaya bazı hanımlar, eğer riskli özelliklere sahipseler, doğum sonrasında onlar için bir çok sorunlara” gebedir.
Bu nedenle hassas, önceden problemli olan hamile hanımların Kadın doğum uzmanı yanı sıra, Psikiyatrist tarafından da takip edilmesi gerekir.

Dr. Nihat Kaya

 

Bir Cevap Yazın