Hamilelik ve Batıl İnançlar

Ocak 9, 2014

Hamilelik ve doğuma ilişkin batıl inançların kadınlar için en önemli dönem olan annelik öncesini etkilediğini belirten uzmanlar, hamilelik döneminde kadından ayıya, maymuna ve deveye bakmaması, balık, tavşan, paça ve kelle eti yememesi sakız çiğnememesi, cenazeye gitmemesi, cesede bakmaması, gizli, saklı bir şeyi alıp yememesi istenirken aya, gökyüzüne, güzel kimselere bakması, gül koklaması, ayva, elma, yeşil erik ve üzüm yenmesinin istendiğini söylediler.

Hamile kadının karnının sivri olmasının yada tatlılara aş ermesinin erkek çocuğa işaret ettiğinin düşünüldüğünü ifade eden uzmanlar, karnın yuvarlak olmasının veya ekşili ve acılı yiyecekler istenmesinin kız çocuğa işaret olduğuna inanıldığını kaydettiler.

Birçok kişinin kadının hamileliği sırasında baktığı, yediği, içtiği ve yaptıklarıyla doğacak bebek arasında bağ kurduğunu dile getiren uzmanlar, anne karnındaki bebeğin ilk kıpırdadığı an kime bakılırsa bebeğin ona benzeyeceği düşüncesiyle o dönemde kadınların sevdikleri insanlarla bir arada bulunmaya özen gösterdiklerini vurguladılar.

İşte ülkemizde hamilelikle ilgili birkaç hurafe;

Önceki çocuğun göbek deliği eğer yukarıya doğru ise , yeni doğacak bebek erkek ; eğer aşağı bakarsa kız olur.
Anne adayının yüzüğüne ip bağlanır , ip yatay şekilde salanırsa erkek, eğer dikey şekilde isede kız çocuk sahibi olacağı ,
Minder ve makas inancını da duymuşsunuzdur. İki ayrı mindere hamile kadının haberi olmadan makas ve bıçak konulur. Eğer hamile kadın makas olan mindere oturursa kız çocuğu , bıçak olan mindere oturursa erkek çocuğu olacağı gibi tehlikeli inanışlar
Yine kadın kocasını çok severse çocuk anneye , tersi durumunda babaya benzeyeceği
7 aylık doğan bebeğin yaşayacağı , ancak 8 aylık doğan bebeğin ise ölme olasılığının olduğu,
Gebelik döneminde saç kestirdiğiniz zaman bebeğin ömrünün kısa olacağı gibi gerçekle hiçbir bağlantısı olmayan yanlış inanışlar.
Hamile kadın hangi hayvana bakarsa bebeği ona benzer gibi batıl inanışlar insanları hayatın her döneminde olduğu gibi hamilelik döneminde de etkilemekte…

Anadolu kültüründe doğumla ilgili inanış ve uygulamalar çok zengin olduğunu anımsatan uzmanlar, doğum sırasında örgülü saçları çözmek, kilit açmak, dilenciye sabun vermek gibi zararsız inanışların yanı sıra doğum sırasında bebeğin rahimden sökülüp gelmesi için hamileyi sallamak, baş aşağı çevirmek, kollarında tutup sarsmak gibi tehlikeli uygulamalara da rastlandığını aktardılar.

Loğusa döneminde albastının anne ve çocuk için en büyük tehlikenin olduğuna inanıldığını vurgulayan uzmanlar,“Bunu önlemek için en yaygın uygulama kadının üzerinde kırmızı renk bulundurmaktır. Bunun yanı sıra loğusa şerbetinin ve loğusa şekerinin kırmızı renkli olması yada annenin başına kırmızı renkli kurdele takılması da vardır” dediler.

Bu arada, halk arasında, doğan bebeğin göbek bağına ilişkin de inanışlar bulunuyor. Çocuk ‘evcil’ olsun diye göbek bağı dolap ya da sandık içine saklanırken, ‘akıllı’ olması için okul bahçesine, ‘dindar’ ve ‘imanlı’ olması için de cami bahçesine gömülüyor.

Ancak biz bu tarz gerçek dışı düşüncelere kesinlikle inanmamalıyız ve sağlığımızı etkilemesine asla izin vermemeliyiz.

 

Bir Cevap Yazın