Gebelikte Gün Aşımı

Mart 21, 2019

42 Haftadan uzun süren gebeliklere GÜN AŞIMI adı verilir. Sürmatürite, postterm, postmatürite olarak da adlandırılabilir. Aşağı Yukarı gebelik süresi insanoğlunda son menstrüel periodun ilk gününden bu yana 280 gündür. Ovulasyon (yumurtlama) tarihinden bu yana de 266 günlük bir vakti kapsar. Tahmini doğum tarihi Neagele formülü ile hesaplanır. Bu Kolay formülde son adet tarihinin ilk gününe 7 gün eklenerek ve 3 ay geri giderek tahmini doğum tarihine ulaşılır. Fakat bu tarih kesin değildir ve 15 gün önce ve sonrasında da normal olarak onay edilmektedir. Her kadında ovulasyon (yumurtlama) tabii ki henüz bilinemediğinden doğum tarihinin belirlenmesinde son menstrüel periyot baz alınır. Eğer ovulasyon tarihi net biliniyorsa gebelik süresi ile ilgili daha kesin verilere ulaşılabilir.
· Son adet tarihinin yanlış bilinmesi,
· yumurtlama düzensizlikleri ve buna bağlı düzensiz adet kanamaları,
· gebelik öncesi yakın zamanda geçirilmiş düşükler,
· oral kontraseptif kullanımı,
· gebelik öncesi meşgul ilaç kullanımı buna benzer faktörler gebelik süresinin yanlış hesaplanmasına neden olabilmektedir .

SIKLIĞI:
Gün aşımı, yaklaşık olarak bütün gebeliklerin %3′ünde görülür. Bilhassa çok genç ve yaşlı ana adaylarında daha sıktır. Az görülmesine rağmen bebekle ilgili riskleri taşıması sebebiyle önemlidir. Bir sonraki gebelikte, % 30-40 tekrarlama riski vardır.

NEDENLERİ:
Çoğu vakada sürmatürasyona yol açabilecek herhangi bir neden bulunmamaktadır. Bu durumun anneye, bebeğe ait hormonal eksiklikler, genetik faktörler ve bunların bileşkesi sonucu olduğuna inanılmaktadır. Fetusun kortikotropik hormon eksiklikleri, plasentada sülfataz isimli enzim eksikliği ve fetusa ait merkezi öfke sistemi ile ilgili anomalilerin uzamış gebeliklerle ilgili olduğu saptanmıştır.

TANISI:
Gebelik süresinin belirlenmesi ile konur. Son adet tarihinin belirlenmesi ilk adımdır. Eğer son adet tarihi hatırlanmıyorsa, gebelik testinin ilk yapıldığı tarih, bilhassa ilk 16 haftada yapılan ultrason ölçümleri gebelik süresinin belirlenmesinde destek olur .

Ultrason ölçümlerinde ilk aylarda yanılma payı oldukça azdır (yaklaşık ± 3 gün). Gebelik süresi ilerledikçe bilhassa son trimesterde (son 3 ay), ultrason ile yapılan ölçümlerde yanlışlık payı (± 3haftayı) bulabilmektedir.

Şüphede kalınan durumlarda ise fetusun genel iyilik halinin (fetal biofizik profil) belirlenmesi ve gerekirse canlı yaklaşımla doğumun planlanması gerekebilir (NST,amnion sıvısı, plasentanın değerlendirmesi, Doppler çalışmaları).

BEBEĞE AİT RİSKLER:
Gün aşımında, bebeği bekleyen en mühim risk, plasentada dolaşım bozulmasına bağlı olarak oksijen ve besin maddelerinin yeterince taşınamaması sonucu fetal distres gelişimidir. Oksijenlenmenin düşmesi sonucu fetusun ilk tepkilerinden biri, hareketini kısıtlaması ve oksijen kullanımını azaltmaktır. Bu sebeple bilhassa gün aşımı olan gebeliklerde, bebek hareketleri bir sağlıklı göstergesi olarak dikkatlice izlenmelidir. Bir noktaya kadar tolere edilebilen oksijen kısıtlılığı, belli bir sınırın aşılması ile fetusta refleks olarak mekonyum denen ilk dışkının rahim içerisine yapılmasına neden olur. Bebek doğmadan amniyon sıvısı içine yaptığı bu ilk dışkı; doğum sırasında ve hatta ana karnında bebeğin akciğerlerinin mekonyumla dolmasına neden olur. Mekonyum aspirasyonu denen bu durum, bebekte kritik komplikasyonlara yol açabilir.

DİSMATÜRİTE SENDROMU:
Normalde fetus 40. haftadan sonra çok az bir gelişme gösterir. Son haftalarda akciğer olgunlaşmasını da tamamlamış olan fetusta, cilt altı yağ depolanmaları haricinde ,herhangi bir gelişme beklenmez. Gün aşımı başladığında Dismatürite sendromu adı verilen tablo gelişmeye başlayabilir. Dismatürite sendromu gün aşımı olan bebeklerin yaklaşık üçte birinde görülmektedir. Büyük Ihtimalle cilt altı yağ depolarının kaybı sonucu buruşuk, kuru ve çatlak bir deri, uzun tırnaklar, uzun saçlar, hipotoni denen kas güçsüzlüğü, mekonyumla boyanmış sarı-yeşil ya da kahverengi cilt, göbek kordonu ve zarlar ile karakterizedir.

İRİ BEBEK:
Bir grup sürmatüre bebekte beklenin üzerinde kilo artışı sonucu “iri bebek” (4000gr. Doğum tartısı üzeri )durumu söz konusu olabilmektedir .Normal doğum eylemi sırasında sorun yaratabilecek bu vaziyette doğum eyleminin uzaması, zor ve müdahaleli doğum (vakum, forseps) riskinin çoğalması ,doğum eylemi sırasında bebeğin omzunun takılması, epizyotominin (normal doğum eylemi sırasında vulvaya yapılan cerrahi kesinin) istenmeyen şekilde ilerlemesi ve farklı yırtıkların oluşumu, doğum sonrasında uterin kasılmaların etkili olmaması sebebiyle aşırı kanama buna benzer sorunlara yol açabilir.

OLİGOHİDRAMNİYOS
Gün aşımı halinde oligohidramniyos (bebeğin içerisinde bulunduğu sıvının miktarında azalma) oluşabilir. Bu sebeple gün aşımı olan bebeklerde amniyon sıvısı miktarının ultrason ile ölçümü önemlidir. Oligohidramniyos varlığı, bebeğin dolaşım bozukluğunun da göstergesi olduğundan bilhassa önemlidir. Ana karnında ve doğum sırasında bebeğin daha hızlı strese girmesine neden olabilmektedir .Oligohidramniyos saptandığından bu yana gebelik sonlandırılmalıdır.

TEDAVİ:
Doğumu planlamaktır. Sezaryen gerektiren bir durum varsa beklenmeden gebelik sezaryenle sonlandırılır.

Normal doğumun beklenmesi planlandığında, doğum gerçekleşene kadar ana ve bebek yakın takibe alınır. aynı zamanda ,fetal iyilik testleri en geç 3 günde bir yapılmalıdır.

Bu testler sırasıyla;

Nonstres test ile bebek kalp hızının incelenmesi,
Ultrasonografi ile amnion sıvısı ölçümü, plasentanın değerlendirilmesi, fetal solunum hareketlerinin izlenmesi, fetal hareketlerin belirlenmesidir.
Bebeğe ait testlerde sorun çıktığında sezaryenle hiç beklemeden gebelik sonlandırılır.
Bazen sancıların kendi kendine başlaması beklenmeden, suni sancı ile doğum başlatılmaya çalışılabilir. Fakat tekrardan suni sancı verilme süreci boyunca, ana ve bebeğin sağlıklı durumu yakından takip edilir. Eğer herhangi bir risk saptanırsa ya da suni sancıya karşılık alınamazsa sezaryene geçilmek üzere hazırlıklı olunmalıdır .

 

Bir cevap yazın