Distimi Nedir?

Mayıs 14, 2014

Bazı araştırmacılar tüm depresyonların biyolojik kökenli olduğunu ve beyindeki kimyasal maddelerin yetersizliğine bağlı olduğunu öne sürerlerken; bazıları da, düşünce sistemindeki psikolojik dengesizliğe dikkat çekmekteler. APA (American Psychological Association) ya göre, distimi şöyle tanımlanıyor; Son iki senedir depresif ruh halinde olmak ve bunun yanı sıra aşağıdakilerin en az ikisinden yakınmak:

- İştah azalması veya aşırı yemek
- Sürekli yorgunluk durumu
- Düşük benlik algısı
- Uyku bozuklukları
- Yoğun ümitsizlik duyusu
- Yoğunlaşamama
- Kararsızlık Distimik birey, genelde hep böyle hissettiğini söyler. Şiddetli semptomlar yoktur, dolayısıyla bu hastalık sinsi bir şekilde değişerek, distimik ruh durumu yaşam biçimi haline dönüşür.

Toplumda Görülme Sıklığı
Distimi toplumun %3-5 ini etkiler, kadınlarda erkelerden iki kat fazla görülür. ( kadınların %6 sında,erkeklerin %3 ünde). Düşük gelirli, hiç evlenmemiş ve genç yaş grubunda daha yaygındır.Ailesinde Depresyon olanlarda karamsar mizaç daha sık görülür.

Tanı:
Süreğen seyreden depresif duygu durumunun en az 2 yıl sürmesi, çocuk ve ergende 1 yıl sürmesi ile tanı konulur. Buradaki duygu bozukluğu ,enerji azlığı ve kötümser düşüncelerdir.
Ruhsal belirtiler: Depresif duygu durumu, umutsuzluk, benlik saygıdında azalma, düşünceleri yoğunlaştırmada zorluk ve kara vermede güçlüktür. Belirtilerin şiddeti dalgalanmalar gösterebilir.Ayrıca bu kişilerde iştahsızlık ya da aşırı yeme, uykusuzluk ya da uyuma nöbetleri, enerji azlığı ve sürekli bir yorgunluk hali de görülür.
Distimi ( Karamsar Mizaç) tanısı konulurken depresyon ve bipolar bozukluk öyküsü net öğrenmelidir.Ayrıca bu hastalıkların aynı kişde farklı zamanlarda başlayacağı akılda tutulmalıdır.

Karmasar mizaç başlangıç yaşına göre iki ye ayrılır.

Erken başlangıçlı distimi: 21 yaşından önce başlayan
Geç başlangıçlı distimi: 21 yaşından sonra başlar.

Hastalığın başlangıcı ve seyri

Hastalık genellikle hafif depresif duygu durumuyla başlar, uzun yıllar devam eder. Ancak klinikbelirtiler Majör Depresyondaki kadar ağırlaşmaz. Karamsar mizaç kişinin mesleki başarısını, sosyal hayatını etkiler. Güçlükle devam eden iş hayatı ve evlilik yaşamına , hayat kalitesinde düşmeye neden olur. Ayrıca yeti yitimi ve işlevsel bozukluklar özellikle genç hastalarda daha sık gözlemlenir.

Karamsar mizacın birlikte görüldüğü bazı durumlar vardır

-Madde ve ilaç bağımlılığı
-Majör ve minör depresyon
-Tekrarlayan depresyon bozukluğu
-Yaygın anksiyete bozukluğu
-Kronik yorgunluk
-Kronik psikotik hastalıklar
-Karma anksiyete bozuklukları
Bazı tıbbi hastalıklar : şeker hastalığı, kanser ve kalp hasatalıkları gibi durumlara Karamsar Mizaç eklenebilir.

Karamsar mizaç bozukluğunda tedavi yaklaşımları
İlaç tedavisi:İlaç kullanımı kişinin durumuna özel seçilmelidir.Tedavide
1-Trisiklik anti –depresanlar: daha çok iştah sapmaları ve uyku bozukluklarında etkilidir.
(AMİTRİPTİLİN,İMİPRAMİN)
2- Mono amino oksidaz inhibitörleri . yapılan klink araştırma sayısı azdır.(MOKLOBEMİD)
3-SEROTONİN, NORADRENALİN VE DOPAMİN GERİ ALIM İNHİBİTÖRLERİ, yan etkileri diğer gruplardan
daha az olduğu için uzun süreli kullanıma uygundur.
4- Yeni nesil anti psikotik ilaçlar

İlaç tedavisinde başarıyı hasta-hekim ilişkisi ve ilaç kullanmaya hastanın uyum göstermesi belirler.Özellikle kronik bir durum olan karamsar mizaç hastaların çabuk pes etmesi ve ilaçları kendi kararlarıyla kesmeleri sonucu hekim için uzun ve sıkıntılı bir tedavi sürecidir.

Psikoterapötik yaklaşımlar
Temel tedavi ilaç tedavisi olmasına rağmen tedavinin bir parçası olarak psikoterpi ve psikosoyalyaklaşım kullanılmaktadır. Buradaki temel amaç kişisel ve toplumsal becerilerin arttırılmasıdır.Kişinin yaşamla baş etmesi konusundaki yeti kaybı hem kişide hem de çevresinde öfke ve tahammülsüzlüğe yol açacağı akılda tutulmalıdır.

Psikoterapide
-Klasik psikanalitik yaklaşım
-Bilişsel-davranışçı terapi
-Kişiler arası terapi
-Grup terapileri kullanılan bazı yöntemlerdir.

Tedavi Sonuçları
Karamsar mizaç bozukluğunun tedaviye yanıtı kronik olmayan depresyondan daha kötüdür. İlaç Tedavisine gelişebilecek yüksek orandaki Ağır depresyon nedeniyle tedaviye yanıt alınamasa bile koruyucu olarak devam edilmelidir.
Tedaviye hiç yanıt vermeyen hastalarda ağır ‘’ karakter spektrum bozukluğu’’ akılda tutulmalıdır.Bununla mücadele etmek için, geçmişten günümüze taşıdığınız kırgınlıklar ve küskünlüklerle barışmalı, geçmişte olanları affet melisiniz. Böylece enerjinizi öfke balonuna yönlendirmeyip daha mutlu yaşam balonuna yönlendirebilirsiniz. Mutsuzluğunuz ve sürekli yakınmalarınız la ilgi çekebilirsiniz ancak sonunda çevrenizdekiler sizden bıkacaklardır.Unutmayın gördüğünüz ilgi belki de yakınma davranışınızı kalıcı kılmaktadır.

Kimse sizin hayatınızı iyileştirmeyecektir. Olumsuz düşünme alışkanlığınıza son vererek kıpırdanmalısınız.

Hiçbir şey yapmayarak sürekli yakınmaktansa daha iyi olmak için ne yapabilirim sorusuna cevap verin, alternatif üretin ve uygulayın.

 

Bir Cevap Yazın