Çocuklarımıza Nasıl İyi Örnek Olabiliriz?

Kasım 26, 2013

‘Büyüdüğümde aynen senin gibi olmak istiyorum’. Çocukların büyük bir kısmı anne ya da babalarına böyle söylerler. Böyle söyleyerek de büyük bir yük altına sokarlar ebeveynlerini. Anne ya da baba, sanki, ben mükemmel olursam çocuğum da mükemmel olur düşüncesine kapılırlar. Oysa mükemmel olmakla iyi örnek olmak aynı şey değildir. Ünlü çocuk psikiyatristi Fritz Retl’a çocuk yetiştirmenin püf noktası nedir diye sorulduğunda ‘örnek olmak’ diye yanıtlamaktadır. O zaman örnek olmak kavramını çeşitli başlıklar altında ele alıp açıklayalım.

Söylediğiniz gibi olun. Genellikle ebeveynler çocuklara öğüt vermekten hoşlanırlar. Oysa çocuklar kuru kuruya öğütleri dinlemezler. Aynı zamanda ebeveynlerin de günlük yaşamda uydukları öğütlere dikkatlerini verirler. Örneğin sigara içen bir babanın sigara içe öğüdü ne kadar gerçekçi olur? Hele yalan konusunda bu daha da önemlidir. Yalan ile ilgili sürekli uyarılarda bulunup, çocuğuna ya da üçüncü kişilere ‘masum’ ya da ‘pembe’ yalanlar söyleyen bir annenin yaptırımı nedir? Bu nedenle tutarlı olabilmek için mutlaka öğütlerle davranışlar birbirini tutmalıdır.

Çocuğunuz dahil, başkalarına saygılı olun. Çocuğunuzun başkalarına saygılı olmayı öğrenmesinin tek yolu, sizin ona ve başkalarına saygılı olduğunuzu gözlemlemesidir. Bu demektir ki, başkalarının özellikle de düşüncelerine karşı daha saygılı olmak gereklidir. Örneğin, çocuğunuz sizin hiç onay vermeyeceğiniz bir giysiyi seçtiyse (genellikle çocuklar en olmayacak giysileri seçerler), onu şiddetle reddetmek yerine, ona saygı göstererek ikna etmek çok daha yararlıdır. Ya da çocuğa bu giysiyi beğenmediğinizi ama sırf ona saygılı olmak adına kabullendiğinizi iletmek yeterlidir.

Duygularınız konusunda çocuğunuza dürüst olun. Zaten biz erişkinler bile duygularımız konusunda çok emin olamazken, çocukların bu konuda karmaşaya düşmesi sürpriz olmasa gerek. Bu nedenle duygusal çıkışlarımızı mutlaka çocuklarımıza açıklamalıyız. Örneğin işyerinde müdüre kızıp ondan çıkaramadığımız öfkeyi çocuğumuzdan çıkardığımız takdirde, çocuğun kafası karışacaktır. Doğal olarak, ortada bir şey yokken babam bana niye bağırdı diye düşünmez mi çocuk? İşte burada mutlaka bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. Daha da iyisi bu tür duygusal boşalımları kontrol edebilmemiz ve duygularımızı yanlış yerlere yansıtmamamızdır. Bu açıklamadan mahrum çocuklarda hayal kırıklıkları büyük olasılıktır.

Bir diğer konu ise, yaşanan duyguların açıklığa kavuşturulması ve gündelik yaşamda her türlü duyguya yer olduğudur. Yani çocuğa herhangi bir nedenle kızmak onu sevmediğimiz anlamına gelmez. Ama çocuk olumsuz duyguların olumlular ile birlikte bulunabileceğini kestiremeyebilir. Bu nedenle mutlaka ona kızsak bile, onu sevdiğimizi hep vurgulamalıyız. Sonuç olarak çocuklarımıza örnek olurken mutlaka duygu ve davranışlar konusunda örnek olmalıyız. Çocukların taklitçi nitelikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Çocukların büyüme dönemlerinde taklit ettikleri pop yıldızlarından, sinema sanatçılarından ya da sporculardan idolleri olsa bile anne-babaların asıl örnek aldıkları olduğunu unutmamak gerekir.

Çocuklar başka insanlara karşı nasıl davranacaklarını, anne-babaların başka insanlarla nasıl ilişki kurduklarından yola çıkarak belirlerler. Yine ilişkilerde tutarlılığı ve kişilikte tutarlılığı anne-babalarının tutarlılığından örnek alırlar. Teşekkür etme ya da özür dileme gibi olumlu ilişki modelleri öğrenilerek edinilir. Sonuç olarak çocukların ebeveynlerinin söylediklerinden çok, yaptıklarını yapmaları, yani onları model almaları kaçınılmazdır.

Prof. Dr. Ömer Aydemir

 

Bir Cevap Yazın