Pek çoğumuz hayatımızın belli dönemlerinde, davranışlarımızda, alışkanlıklarımızda veya bakış açımızda belli değişiklikler yapmak isteriz. Bazen yakınlarımız bizden değişmemizi ister. Örneğin sigarayı bırakma kararı alırız. Bırakırız, tekrar başlarız, tekrar bırakırız… Bazılarımız birkaç denemeden sonra kalıcı bir değişim elde eder. Değişim kararı almadan ve kendinizde beğenmediğiniz bir şeyi değiştirmeye kalkışmadan önce, nasıl değiştiğimizi kavramakta

Her daim mutsuz mu hissediyorsunuz, çevrenizdeki hiçbir şey sizi mutlu edemiyor mu? Bu durumda sorun serotonin hormonunuzda olabilir. Fakat mutlu olamadığınız için mutsuz olmayı bir kenara bırakır; bedeninizi, ruhunuzu ve zihninizi beslerseniz siz de gülümsemeyi başarabilirsiniz. Sabahları mutsuz uyanıyor, ne yaparsanız yapın bir türlü kendinizi mutlu hissedemiyorsanız mutluluğu öğrenme vaktiniz geldi de

Facebook, Linkedlin, My space, Twitter yaşamımıza hızla yerini aldı. Artık arkadaşlarımızı, eski dostalara bu sitelerden kolayca ulaşabiliyoruz. Kazançlarımız kadar kayıplarımıza da sebep olan ortamlar sosyal ağlar… Sosyal ağlar insanların uzun süredir görmedikleri arkadaşları ile tekrar buluşma yeri, mesafe ne olursa olsun onlara ulaşabileceğiniz bir alan. Yeni arkadaşlar edinmek, bilgi alışverişi yapmak, sevgili

Beceri sahibi olmak önemlidir, dahi olmak ise olağanüstüdür. Ancak hepsinden daha değerli olanı doğru ilişki kurmaktır. Beden dili duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır. İnsanların yüz yüze kurdukları ilişkide, kelimeler %10, ses tonu %30, beden dili %60 önem taşır. Bu yüzden de Sözel mesajlardan daha çok beden dilimizle iletişim kurarız. Daima duygu ve düşüncelerimizi

Dinleme bir beceridir. Ve bu beceri birtakım ilke ve yöntemlerle çok daha etkili bir şekilde kullanılabilir. İnsan iletişiminin yaklaşık \%90 i sözel olarak yapılmaktadır. Bu iletisinin ancak yarısı kısa bir süre sonra hatırlanabilir. Aradan daha fazla zaman geçtiğinde ise %20-25 ini bile zor hatırlarız. Bütün bu nedenlerden dolayı etkili dinleme ilke ve

Yaşam doyumu bir bireyin kendi belirlediği kriterlere uygun bir biçimde bireyin tüm yaşamını pozitif değerlendirmesi olarak ta tanımlanmaktadır. Yaşam doyumu ilk kez 1961 yılında Neugarten tarafından ortaya atılmıştır. Yaşam doyumu kavramını tanımlamadan, öncelikle yaşamı tanımlamaya çalışmalıyız. Yaşam kişinin işte ve iş dışında geçirdiği zamanın tamamıdır. Kişi için işin ne olduğunu tanımlamaya gerek

Dünyaya gelen her insanın en büyük sorunlarından biri, ‘anlama ihtiyacı’dır şüphesiz. İnsanın bu ihtiyacı karşısında, hatta yanı başında başka bir sorun bulunmaktadır: ‘Anlaşılma ihtiyacı’. Bu iki sorun, çözümlenmemesi halinde, insanoğlunun önünde derin yaralarını kanatan bir ihtiyaç çifti olarak durmaktadır. Anlama ihtiyacı veya anlam arayışı, başka bir yazının konusu. Bu yazı, insanoğlunun ikinci

İletişim, en sade ifadeyle bir duygu ve düşünce alış verişi olarak tanımlanabilir. Düşünce ve duygularımızın karşılıklı olarak anlaşılmasını içeren sözel veya sözel olmayan, olay ve ya sorunla ilgili karşılıklı tatmini hedefleyen bir süreçtir. Karşımızdaki kişinin duygu ve düşüncelerini anlayabilmek, duyguların nedenlerini ve düşüncelerin duyguların oluşumundaki etkilerini anlamayı gerektirir. İnsanın diğer canlılardan tek