Çalışanları Mutlu Edecek Öneriler

Mart 24, 2019

Uzmanlar bu noktada 10 temel unsurdan bahsediyor. Bunların çoğunu gerçekleştirmek için ise bilgi teknolojilerinden yardım almak işleri kolaylaştırıyor.

Tercih edilen şirket olmak, her insan kaynağı yöneticisinin hayali. İşverenler de çalışanlarının iş yerinde mutlu olmasının, onların verimliliğini ve performanslarını artıracaklarına inanıyor. En yetenekli kişileri şirket kadrosuna alabilmek ve onların performansını sürekli artırmak adına yapılan uygulamalarda mutlu çalışan işleri çok kolaylaştırıyor. Ancak onları mutlu edecek şeyin ne olduğu konusunda zorlanıyorlar.

Az iş çok maaş, mutlu eder gibi gözükse de karlılık ve toplam maliyet açısından bu model çok sürdürülebilir gözükmüyor. Bu konuyu detaylı analiz eden ve mutlu çalışanların olduğu firmalardaki özellikleri inceleyen uzmanlar 10 maddelik bir reçete öneriyor.

Fikirlerinin dinleniyor olması

Çalışanlar, şirketlerinin performansını iyileştirebilecek fikirlerinin dinlenmesini, görüşlerinin üst yönetimle paylaşılmasını istiyor. Bu fırsatı verebilmenin en iyi yolu, şirket içi bilgi ağında bir sayfa tasarlayıp çalışanların bu sayfada fikirlerini paylaşmalarını sağlamak olabilir. Bu fikirler daha sonra üst yönetim ekibinin değerlendirmesine tabi tutularak uygun görülenler devreye alınabilir. Devreye alınan uygulamalar, çalışanlarda büyük bir motivasyon yaratacaktır.

Bir amaç için çalışmak

Çalışanlar artık bir amaç için çalışmak istiyor. Üst yönetimin şirketin geleceği için belirlediği hedeflerin ne olduğunu ve kendi yaptıkları işin bu hedefin neresinde durduğunu bilmek istiyor. Kurumsal hedef planlamasını yapmak ve her bireyin emeğinin kurum içinde hangi hedefe ulaşılmasında yardımcı olduğunun gösterilmesi bağlılığı artırıyor. Bu konuda bilgi teknolojilerinin sunduğu pek çok yazılım var, ancak mevcut yazılımlara yapılacak eklemelerle de bu konu hemen devreye alınabilir.

Objektif performans takibi

Kurumsal hedeflere ulaşmak için her bireyin ulaşması gereken kendi iç hedeflerini, ölçülebilir hale getirilip, sayısal hedef olarak kendileri ile paylaşılması da oldukça önemli faktörlerden biri. Bu performans seviyesine ulaşmak için yapılması gerekenler konusunda yol gösterilmesi ve kendi performansının objektif olarak ölçülmesi motivasyonu artırıyor. Bu konuda kurumsal kaynak planlaması yazılımları, bu yazılımın dışında kalan süreçleri takip etmek için iş süreci yönetim yazılımları ve bu bilgileri analiz etmeyi sağlayacak raporlama araçları, bilgi teknolojilerinin işverene sunabileceği araçlar.

Bu araçlar çalışanların performansını tartışmaya açık olmayacak ve güvenilir bir şekilde ölçmeyi sağlayacaktır. Tüm kritik iş süreçleri tek bir veritabanı ve uygulamada tutulabildiği sürece, verilerin doğruluğu ve objektifliğine olan inanç artacaktır.

Daha fazla yetki

Çalışanlar yetkinlikleri arttıkça, daha fazla yetkiye sahip olmak, daha fazla konuyu kendi karar verme yetkileri içinde gerçekleştirmek ister. Yöneticiler çalışanlarına ara dönemlerde hangi konularda daha fazla yetki sahibi olmasını istediğini sorarak, kontrol edilebilir şekilde yetki devri yapabilir. Burada kontrol edilebilir olmak çok önemlidir.

Çalışanlarıa verilen yetkileri nasıl kullandığını gösteren raporlamalara ihtiyaç vardır. Bu raporlar çalışanın da kendini kontrol etmesini sağlayacaktır. Özellikle yetki devrinin ilk dönemlerinde bu tür kontroller geçiş sürecini kolaylaştıracaktır.

Özerklik

Çalışanlar, kendileri için en verimli çalışma metodunu kendilerinin bulmasını istiyor. Her bireyin tarzı farklı ve alıştıkları tarza göre çalışmak bireysel verimliliğe büyük katkı sağlıyor. Eğer çok katı mühendislik kurallarına göre hareket edilmesi gereken üretim hatlarında çalışılmıyorsa, beyaz yaka çalışanlarınız için, bireysel tarzlarını geliştirmelerine ve ona uygun çalışabilmelerine destek olmak gerekiyor.

Örneğin kişiselleştirilebilir yazılımlar tercih edilebilir. Çalışanların sıklıkla kullandığı verimlilik araçları kurumsal yazılımlarla entegre edilmeye çalışılmalı. Böylece çalışanlar önlerinde birden fazla alternatif bulur ve kendileri için en uygununu seçebilir.

Esneklik

Çalışanlar, özellikle genç kuşak, katı kurallardan çok hoşlanmıyor. Eğer şirketiniz için esnek çalışma saatleri uygulamak mümkünse bunu mutlaka devreye almalısınız. Belli bir kesim için, esnek çalışma saati aldıkları maaştan daha önemli olabiliyor. Çalışma saatlerinde sağlanan esneklik nedeniyle daha düşük maaşlı şirketlere geçen yetenekli gençlerin sayısı artıyor.

Her yerden ve istenildiği zaman ulaşılabilecek alt yapılar kurarak, çalışanların hem esnek hem verimli olmaları sağlanabilir. Özellikle bulut bilişime geçiş sonrası, istenilen her bilginin ulaşılabilir olma ihtimali çok daha fazla artacak. Bulut bilişim daha esnek çalışma zamanı ve ortamı sunmayı kolaylaştıracak.

Açık sözlülük

Çalışanlar kendi fikirleri ve performansları hakkında açık sözlü bir biçimde bilgi paylaşılmasını istiyor. Fikirleri ya da performanslarını değerlendirirken mümkün olduğunca doğruyu, olduğu gibi duymak istiyorlar. Burada yöneticilere çok iş düşüyor. Çalışanları hakkında düşünmek için kendilerine vakit yaratmalı, yaşanan durumları geçmiş örneklerle ele almalı ve ne olursa olsun doğruları söylemeli. Bu tür görüşmelere dair insan kaynakları yazılımlarında bir doküman yaratmak, tüm notları saklamak önemli.

Özellikle burada veri toplanmaya başlayınca, ileride direk bu veritabanı üzerinden örnekler vererek, çalışan gözünde açık sözlülüğünü ispat edebilir. Eğer veritabanlarında geçmişe ait bilgiler eşliğinde çalışana önerilerinin ya da performansının değerlendirmesi sunulabilirse, bu her iki taraf için de büyük kolaylık sağlayacaktır.

Şeffaflık

Çalışanlar şirketlerinin finansal ve operasyonel durumu ile ilgili bilgilendirmeler de dahil olmak üzere çalıştıkları kurum hakkında bilgi sahibi olmak istiyor. Bu bilgileri şirketin iç bilgi ağından ulaşılabilir hale getirmek, çalışanların merak ettiği soruları sormalarına izin vermek ve şirket gizliliğine aykırı olmayan tüm sorulara cevap vermek bu şeffaflığı sağlayacaktır. Hatta bu tür bir şeffaflık, çalışanlarda kader birliği duygusunun da gelişimini hızlandıracaktır.

Ücretlendirme

Çoğu firma tarafından öngörülen baz maaş + performansa göre prim sistemi denkleminde toplamda elde edilecek gelirden ziyade, temel ihtiyaçlar olan yiyecek, sağlık ve çocuklarının eğitimini sağlayabilecek bir baz maaş garantisi çok daha cazip. İşverenlerin çalışanlarındaki geçim kaygısını yok ettikten sonra, toplamda şirketin finansal gücünü ve rekabet avantajını yok etmeyecek seviyelerde performansa dayalı prim vermesi gerektiği tavsiye ediliyor. Bu sayede çalışan sadakati ve mutluluğunu çok daha fazla artarak, çalışan performansı da yükseliyor.

 

Bir cevap yazın