Arsenik Nedir

Mayıs 14, 2014

Arsenik, bileşiklerinin zehirli olması nedeniyle oldukça tanınan kimyasal bir maddedir. Elementin kendisi sert ve gri renktedir ve daha çok bir metali andırır. Ancak oksijen ile birleştiğinde beyaz bir renk alır ve bu biçimde çok zehirlidir. Buna beyaz arsenik adı verilir. Genel olarak arsenik diye bilinen de bu bileşiktir.

Arsenik bileşikleri doğada mineraller şeklinde bulunur. Beyaz arsenik, minerallerin çok yüksek sıcaklıklarda ısıtılması ile elde edilir. Endüstride beyaz arsenik kullanılır. Amerika Birleşik Devletleri ve İsveç arsenik üreten başlıca iki ülkedir. Arseniğin çeşitli kullanım alanları vardır. Arsenik, camların renklerinin açılmasında ve odunların saklanmasında kullanılır. Metallere az miktarlarda katılarak onların sertleşmeleri sağlanır. Arsenik, kurşun içine katılarak tüfeklerde kullanılan saçmaların yeterli sertlikte olmaları sağlanır. Eskiden içinde beyaz arsenik bulunan eriyikler böceklere ve yaban otlara karşı kullanılırdı. Bugün ise bunun yerini daha az tehlikeli kimyasal maddeler almıştır. Arsenik bileşikleri, savaşlarda zehirli gazların yapımında da kullanılmıştır. Ancak bu, Cenevre anlaşmasından sonra yasaklanmıştır.

Arseniğin vücuda alınması insanın ölümüne yol açar. Napoleon’un arsenik ile zehirlenerek öldürüldüğü sanılmaktadır. Marsh deneyi adı verilen kimyasal bir yolla arsenik zehirlenmesi ortaya çıkarılabilir. Bu yöntemle, saç uçlarındaki veya parmaklardaki arsenik kalıntıları ölümden yıllar sonra bile saptanabilir.

Atom numarası Z = 33, atom ağırlığı M —74.922 ve simgesi As olan element.
Arseniğin iki alotrop çeşidi vardır: Metalsi tür olan san arsenik («); metal türü olan gri arsenik (P) . Olağan bir arsenik olan gri arsenik, daha kararlı bir elementtir. Arsenik, arı halde çok az kullanılır ve zehirliliği tartışma konusudur; ama, çok çabuk yükseltgenerek, son derece zehirli olan arsenik trioksidi ( As2 Oa) verir (ticarette beyaz arsenik adı verilen bileşik). Çok güç birleştiği hidrojenle oluşturduğu arsenikli hidrojen (AsH3), sıcakta ayrışarak arseniğin çökmesini sağlar (arsenik trioksitle [arsenyöz asit] zehirlenmiş insan cesedinde arsenik izleri bulmada Marsh, bu özellikten yararlanmıştır). Çok zehirli olan arsenik trioksit, kemirici hayvanların yok edilmesinde, boyar maddeler üretiminde ve boğucu gazların hazırlanmasında kullanılır. Arseniğin iki asidi vardır: Arsenik trioksidi anhidrit olan arsenyöz asit; arsenyat denilen birçok tuz oluşturan arsenik asit. Çeşitli organome- talsilerin (arsinler) bileşimine giren arseniğin, bazı organik türevleri, özellikle diklorofenil-arsin, 1914- 1918 savaşında aksırtıcı gaz olarak kullanılmıştır. Beslenme yetersizliğine ve beden güçsüzlüğüne karşı kullanılan sodyum kakodilat (kakodil sözcüğü, (CH3)2AS kökünü gösterir) ve arhenal, eskiden frengi tedavisinde yaygın biçimde kullanılan sal- varsan ya da 606 (günümüzde gümüşlü salvarsan biçimi dışında kullanılmaz) ve stovarsol da, arsenikli organik ürünlerdir. İnsan bedeninde de, az miktarda arsenik bulunur.

Arseniğin başlıca mineralleri arasında arsenopirit ya da mispikel (Fe AsS),realgar ya da kırmızı zırnık (% 82 arsenik içeren arsenik sülfür AS2S3 ) ve orpiment ya da sarı zırnık (% 76 arsenik içeren arsenik sülfür AS2S?) sayılabilir. Ayrıca, ender de olsa nikel, kobalt, vb’nin arsenyatları, arsenitleri ve arsenyürleri bulunabilir. Arsenik elde etmek için, arsenopirit (mispikel) havada kavrulur ve ortaya çıkan oksit, karbonla indirgenir. Arsenik, alaşım biçiminde kullanıldığında, metalleri sertleştirir, parlaklık verir (avcılıkta kullanılan saçma üretimi). Elektronikte, yarı iletkenlerde katkı maddesi olarak kullanılan arsenik, galyumla ilgi çekici fotoiletken özellikleri olan bir alaşım oluşturur. Arseniğin bütün bileşikleri az çok zehirlidir. Zaten bütün zehirlenme olaylarında ya yiyecek-içeceklere karışmış biçimde, ya kan ve sidik gibi hayvansal sıvılarla birleşmiş biçimde ya da karaciğer, dalak, vb. organların özleriyle birleşmiş biçimde arseniğe raslanır: Sidikte normal arsenik yüzdesi 24 saatte 0,15 mg’dır. Arsenik üstünde yapılan deneyler, bu zehirin yalnızca uzun süre gömülü kalmış cesetlerde değil, çürümüş ceset kalıntılarında, mezar çeperlerinde, hattâ mezar toprağında saptanabileceğini ortaya koymuştur. Yani günümüzde, arsenik sonucu ölümlerin saptanmaması olanaksızdır.

 

Bir Cevap Yazın