Ardahan İli

Nisan 16, 2014

Yüzölçümü: 5.576 km²

Nüfus: 170.117 (1990)

İl Trafik No: 75

Ardahan ili, 27 Mayıs 1992’de çıkarılan yasayla, Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. ili olarak kurulmuştur.

Ardahan ili, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuzeydoğu köşesinde Doğu Anadolu Bölgesi’nde ve kısmen Doğu Karadeniz’de bulunan, Gürcistan sınırında kurulmuş olan bir ildir. Batısında Artvin, güneybatısında Erzurum, güneyinde Kars illeri ve doğuda Gürcistan Cumhuriyeti ile sınır teşkil etmektedir.

Ardahan Kalesi’nde yapılan araştırmalar, yörede Eski Tunç Çağı’na ait kalıntıları ortaya koymaktadır. Eski adı Artan’dır. Ardahan Kalesi uzun yıllar, Osmanlı topraklarını Kafkasya yönünden gelen saldırılara karşı korumuştur. 1878 Ayastefanos Antlaşması’yla Rusya’ya verilen yöre, 1918 Brest-Litovsk Antlaşması’yla geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’de Türkiye topraklarına katılmıştır.
Ulu Önder Atatürk’ün Damal Dağları’na düşen silueti ilk kez 1952 yılında Damal’a bağlı Yukarı Gündeş köyünden Adıgüzel Kırmızıgül isimli vatandaş tarafından görülmüştür. Daha sonra fotoğrafçı Erdoğan Kumru tarafından siluetin fotoğrafları çekilerek negatifleri ile birlikte Genel Kurmay Başkanlığı’na gönderilmiştir. Resmileşen bu fotoğraflar ilk kez Anıtkabir’de sergilenmiştir. Her yıl Haziran ayının 15 ile Temmuz ayının 15’ine kadar saat 18’den itibaren Karadağ sırtlarında Atatürk’ün bu silueti net olarak yaklaşık 20 dakika izlenmektedir.

İklimi
Karasal iklime hâkim olup kışları uzun, sert ve kar yağışlı, yazları ise kısa ve serindir. Yalnızca etrafı dağlarla çevrili olan ve ortalama 900 m. yükseklikte bulunan Posof ilçesi mikroklimatik iklim koşullarına sahip olup, kışları yumuşak ve yağışlı, yazları ise sıcak geçmektedir.

İLÇELER:
Ardahan (merkez), Çıldır, Damal, Göle, Hanak, Posof.

Tarihçesi
Ardahan İli yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, MS 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Arda Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almıştır. MS 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya anlaşması ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dahil edilmiştir. 1876 -1877 Osmanlı- Rus savaşı sonunda Savaş tazminatı olarak Kars ve Batum ile birlikte 13 Temmuz 1878 Berlin anlaşması ile Ruslara bırakılan Ardahan 1918 yılında Bresy – Litowski anlaşması ile Anavatana kavuşmuş, ancak 30 Ekim 1918 tarihinde Ardahan’da kurulan Milli Şura Hükümeti tarafından Mondros Mütarekesi şartları red edilmiş, Milli Şura Hükümeti Kurtuluş Savaşımızla bütünleşerek Kazım Karabekir Paşa ve Halit Paşa komutasındaki ordumuz tarafından 23 Şubat 1921 tarihinde İlimiz kurtarılmıştır.Kazım Karabekir Paşa tarihe mal olan “Boğazlar Boğazımız, Kars-Ardahan Bel Kemiğimizdir.”sözünü söyleyerek Ardahan’ın yurdumuz için ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulamıştır.

Cumhuriyetin İlanından sonra İl olan Ardahan 1926 yılında 877 Sayılı Kanunla ilçe yapılarak Kars İline bağlanmıştır. 27.05.1992 tarihinde Ardahan ili İl olarak faaliyete geçmiştir.

ARDAHANIN COĞRAFİ KONUMU :
Anadolu’nun Kuzeydoğusunda yer alan Ardahan kuzeyinde Acaristan (Gürcistan Toprağı), Kuzeydoğusunda Gürcistan ve kısmen de Ermenistan, Güneydoğu ve Güneyinde Kars, Güneybatısında Erzurum ve Batıda da Artvin illeri ile çevrilidir.
Ardahan ovası; Kuzey kesiminde Yalnızçam dağları, Güneybatıda Allahuekber dağlarının uzantıları, Kuzeydoğusunda Keldağ, Doğu tarafında Akbaba Dağı ve Güneyinde Kısır Dağı ile çevrilidir. Ortasından Kura ırmağı geçen Ardahan 1800 m. rakıma sahiptir.

DOĞAL YAPI :
Doğu Anadolu bölgesinin Karadeniz Bölgesine komşu olduğu Kuzeydoğu kesiminde yer alan il toprakları yüksek ve engebelidir. Ardahan ili sınırları içinde yüksekliği 3000 m’yi aşan birçok doruk vardır. Çoruh-Kelkit dağlarının en doğu kesimini oluşturan Yalnızçam dağları Artvin il sınırı boyunca uzanır.
İlin kuzeydoğu kesiminde Keldağ (3.033 m.), Doğu kesiminde ise Akbaba dağı (3.026 m.) yer alır. İl topraklarının güney kesiminin engebeli kısımlarını ise Allahuekber dağları ile Kısır dağı oluşturur. Kuzeydoğu-Güneybatı doğrultusunda uzanan Allahuekber dağlarına bağlı Kabakdağ 3.054 m. yüksekliğindedir. İlin en yüksek noktası ise Çıldır gölünün güneybatısında yer alan ve 3.197 m.’ye erişen Kısır Dağının doruğudur.
İlin orta kesimindeki yüksek düzlükler Ardahan Platosu olarak adlandırılır. Platonun deniz seviyesinden yüksekliği 1800-2000 m. arasında değişir. Orta kesimdeki alçak bölüm Ardahan ovası adıyla anılır. İldeki diğer düzlükler ise kısır dağının batısında bulunan bir çöküntü alanı olan Hasköy ovası ile güneybatı kesimindeki Göle ovasıdır.

BAŞLICA DAĞ VE TEPELER
ADI YÜKSEKLİĞİ(m) BULUNDUĞU YER
AKBABA DAĞI 3126 ÇILDIR
ALLAHÜEKBER DAĞI 2919 GÖLE
ARŞİYAN DAĞI 3160 POSOF
ILGAR DAĞI 2418 POSOF
KISIR DAĞI 3197 ARDAHAN
UĞURLUDAĞ 2765 GÖLE
YALNIZÇAM DAĞLARI 2715 ARDAHAN

Gölleri

ÇILDIR GÖLÜ : Doğu Anadolu’nun bölgesinin Van Gölünden sonra en büyük gölüdür. 115 km2 olan bu göl, Kısır dağı ile Akbaba Dağı arasında yer almaktadır.

Kuzey-Batı yönünde uzanan Singer sırtları Çıldır Gölü ile Çıldır Ovasını birbirinden ayırır. Bu halde göl her tarafından kendisine doğru dikilen yüksek dağlarla çevrilmiştir. Bu bakımdan gölün Çıldır tarafı daha düzlüktür. Bu taraftaki kıyılarda ince ince düzlükler ve kumlu plajlar vardır.
Göl; kar suları, kaynaklar ve her iki dağdan inen küçük çaylarla beslenmekte olup, suları tatlıdır. Göl güneye doğru gitgide daralır. Kamervan Adasından sonra dar Zavot Boğazından ötede küçük bir genişleme daha yapar burasına Küçük Göl de denir. Gölün fazla suları belirli bir akıntı ile bu boğaza doğru toplanır ve buradan sonra hızlı bir akışla ve Telek Suyu adıyla gölden çıkarak Kars Çayına doğru akar. En fazla akış yazın olur (10-15 m3.), yaz sonlarına doğru ise akış çok azalır, saniyede 3 m3′e kadar düşer. Rakımı 1950 m olan Çıldır Gölünün yüzeyi kış aylarında buzla kaplanmaktadır.

Gölün kuzeydoğu kıyısına yakın bir yerinde, bir dönüm kadar genişliğinde Akçakale veya Kuşadası olarak adlandırılan ve bir yarımadanın kopmasından ortaya çıkan küçük bir ada bulunmaktadır. Bu ada üzerinde çeşitli kuş türleri barınır: Karabatak, Balıkçıl, Tulumboğaz ve martı bunların en önemlileridir. Bu kuşlar kışın Karadeniz’e göç ederler.

Çıldır gölü balık açısından oldukça zengindir. Kıyılarda ki dere ağızlarında alabalık bulunur. Gölde en çok bulunan balık türü sazan balığıdır. Gölde tatlı su Kefalı de vardır.

AKTAŞ (HOZAPİN) GÖLÜ : Çıldır ovasının kuzeybatı kesiminde 22 km2’ kadar bir alan kaplayan Aktaş (Karsak, Hozapin) gölünün yarısı ülke sınırları içerisindedir. Yüksekliği 1794 m. olan göl kapalı bir havza halindedir ve alanı gitgide daralmaktadır. Gölün suları sodalıdır. Gölde devamlı hareket halinde bulunan 12 adacık vardır. İlkbaharda göl yatağından taşan sular bir akıntı oluşturur ve bu akıntıya Zigaristav deresi denir.

AYI GÖLÜ : Arsiyan Dağı ile Cin Dağı arsında yer alıp 0,5 km2 kadar bir alana sahiptir. Göl kenarından çok sayıda küçük kaynak çıkmakta ve bu sular gölü beslemektedir. Gölden taşan suların oluşturduğu ve Hanak ilçemize doğru Cin dağının diplerini izleyerek akan Ayı deresinden yaz aylarında yöre halkı hayvan sulamada faydalanmaktadır.

KARAGÖL (VAKLA) GÖLÜ : Arsiyan Dağının Posof tarafında Baykent (Vakla veya Vahla) ve Alabalık (Sayho) Köyleri yakınlarında bulunmaktadır. Düz bir alanda yer alan gölün çevresi çimenlik olup Alabalığı boldur. Gölden çıkan küçük bir dere Posof ilçemize doğru iner.

BALIK GÖLÜ : Posof İlçemiz sınırlarında Kanlıdağ’ın kuzey tarafında bulunur. Küçük bir alanı kaplayan gölde Alabalık ve Kunduz bulunur.

KANLIGÖL : Posof İlçemiz Eminbey (Cilvana) köyünün batısında ( ) Zendar ve Civantel ( ) köyleri arasında sekiz dekar (8.000 m2) kadar bir alanı kaplamaktadır. Göl suları derin olup, kenarları sazlık ve bataklıktır. Gölde sazan balığı bulunmaktadır.

AYAZGÖLÜ : Posof İlçemizde Eminbey (Cilvana) köyünün hemen doğusunda 10 dekar genişliğinde küçük bir düzlüğün ortasında ve 20-30 m. derinliktedir. Gölde balık bulunmamaktadır.

SAĞRININ GÖLLERİ : Posof merkezinin 6 km. kadar doğusunda Sağrı ile Al köyü yakınlarında birbirine yakın olan Sülüklü ve Kamışlık göllerinin genel ismine Sağrının gölleri denir.

DAVAR GÖLÜ : Posof İlçemizin batısında Hırkat dağının kuzey tarafında 3 dekar genişliğindedir. Gölde balık bulunmamaktadır.

ARİLE (BALIK) GÖLÜ : Posof ilçemizin doğusunda, Gürcistan sınırına yakın Süngülü (Arale) köyünün yanında sekiz dönüm kadar genişliğindedir. Gölde Alabalık boldur. Gölün kenarları çıplak ve kumludur.

Nehirleri:

Hanak Suyu,Kayınlık Deresi,Kür Çayı,Kura Nehri,Posof Deresi,Türkmen Deresi

İklimi

Yörenin yüksek olması ve yüzey şekillerinin değişkenlik göstermesi dolayısıyla İl genelinde karasal iklim hakim olup, kışlar uzun, sert ve kar yağışlıdır. Yıllık ortalama sıcaklığı 5 0C’nin altında olup, kışın –30 0C’nin altına iner. Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan Ardahan’a yılda ortalama 500 mm yağış düşer. Sonbaharın ilk soğukları eylül ayının sonunda başlar, ilkbaharda mayıs ayının ortalarına kadar devam eder.

İlin batı ve kuzeyinde daha çok Karadeniz ikliminin özellikleri görülür. Bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir. Batı ve kuzeyde özellikle Posof ilçesi ile Artvin’e komşu olan yörelerde ormanlıklar ve çalılar yer alırken diğer yerlerde çayır ve meralar yaygınlık göstermektedir.

Göle ovasında kışlar ağır geçer. Bu saha Türkiye’nin en soğuk yerlerinden sayılan Sarıkamış’a oranla daha soğuktur. Her tarafı yüksek dağlarla çevrilmiş çanak biçimindeki ovada kışın hava akımı az olur. Bu durumda soğuyan ve ağırlaşan hava aşağıya doğru hareket eder ve sıcaklık kaybına uğrayarak dondurucu bir hal alır. Böylece Toprak örtüsü ve bataklıklar donar. Ovayı kuşatan ve biraz esinti gören dağların yamaçları daha az soğuktur. Kış aylarında bazen ovanın içerisini kalın bir sis tabakası örter ve etrafında ki dağlardan bakılınca burası adeta bir deniz gibi gözükür. Bu ovaya kışın en soğuk rüzgar kuzeybatıdan gelir ve buna “Ardahan Yeli” denir.

Etrafı dağlarla çevrili olan ve ortalama 900 m yükseklikte bulunan Posof İlçemizde ise Doğu Karadeniz ikliminin sert şekli hüküm sürer. Burada mikro klima tipi iklim hakim olup, kışlar yağışlı, yazlar ise sıcak geçmektedir. Bu iklimin en belirgin özelliği yağışlarıdır. Bu alana her mevsimde yağış düşer. Sahada altı ay kış mevsimi yaşanır. Bu esnada yağışlar hep kar halindedir ve boldur. Mayıs’a kadar kar yağdığı da olur. İlkbaharda ve sonbaharda sisler oluşur. Yaz mevsimi esnasında yağmur eksik olmaz. Sıcaklık yağışlardan ve havanın sık sık bulutlu kalışından etkilenir. Yaz mevsimi adeta bir ilkbahar serinliğindedir. Durum böyle olunca buralarda geniş ormanların varlığı kendiliğinden oluşur. Açık kalan yerler ve vadiler devamlı bir yeşillik içerisindedir.

 

Bir Cevap Yazın