Aral Gölü

Nisan 16, 2014

Aral Gölü ve Özellikleri

Aral Gölü Kazakistan ve Özbekistan sınırları içinde yer alan, Asya kıtasının ikinci dünyanın ise dördüncü büyük gölüdür. Önceki yıllarda 68,000 km² yüz ölçümüne sahip olan Aral Gölü, son yıllarda aşırı sulama nedeniyle eski yüzölçümünün %10′una kadar gerileyerek küçülme yaşamıştır.

Batı Türkistan’da da bulunan göl, Özbekistan ile Kazakistan arasındaki yer alır ancak büyük bölümü Özbekistan’a dahildir. Yüz ölçümü 64.500 kilometrekare ile 68.700 kilometrekare arasında değişir. Asya’nın ikinci, dünyanın ise dördüncü büyük gölü olan Aral Gölü, büyüklük sırasına göre Hazar Denizi, Kuzey Amerika’daki Superior gölü ve Afrika’daki Victoria göllerinden sonra gelir. Yapılan araştırmalar sonucu, jeolojik olarak çok eski dönemlerde Aral Gölünün yüzeyi daha yüksekte olup, güney tarafından Hazar Denizi ile bağlantısı olduğu ortaya çıkmıştır. Karakum, Kızılkum ve Üstyurt çölleriyle çevrili olan gölün bulunduğu bölge, yazları çok sıcak ve kurak bir iklime sahiptir. Bölgede bulunan Amuerya ve Siri Derya nehirleri, Aral Gölü’ne dökülür. Çevresindeki akarsular ve nehirler, göle su taşımaktadır. Fakat bu kurak iklim nedeni ile buharlaşma, akarsuların getirdiği sudan daha fazladır. Hem kuraklık ve sıcak, hem de aşırı sulama talebi nedeni ile Aral Gölü gittikçe küçülmektedir.

Genişliği 228 ve uzunluğu 420 kilometre olan Aral Gölü’’nün tuzluluk derecesi oldukça düşüktür. Aral Gölü, kendisine su taşıyan Amuerya ve Siri Derya nehirleri ile beslenir. Ayrıca etrafındaki yüksek dağların su kaynakları da bu göle ulaşır. Etrafı Karakum, Kırılkum ve Üstyurt çölleri ile çevrili olduğundan göl kenarında herhangi bir şehir yerleşimi bulunmaz. Gölde irili ufaklı pek çok adacık vardır. Bol miktarda balık bulunduran Aral Gölü, özellikle sazan balığı bakımından çok zengindir.

Sovyetler Birliği döneminde, 1960’’ın ilk yıllarında Özbekistan ve Kazakistan’daki pamuk ekiminin yoğunlaştırılması için çalışmalar başlatılmıştır. Bu pamuk ekim arazilerinin sulanması için ise, Aral Gölü’ne dökülen Ceyhun ve Seyhun nehirlerinin suları kullanılır. Daha önce Aral Gölü için bir besleme kaynağı olan bu nehirlerinin suları artık tarım arazilerine yönlendirildiğinden Aral Gölü’nde önemli bir küçülme yaşanmıştır. Çok sıcak ve kurak olan iklimi nedeni ile de, göl oranı önemli seviyede küçülerek, göl suları 150 km içeri çekilmiştir. Gölün küçülmesi ve suyun azalması, gölün tuz oranının artması anlamına da gelmektedir.

Gölün küçülmesiyle birlikte suyunun tuz oranı artması da ilerlemektedir. Bu tuzlanmadan dolayı birçok balık türlerinin nesli tükenmiştir. Aral gölünün balıkçılarının ticari durumunu tekrar düzeltmek için Hollandalı bir bilimcinin ilginç fikri üzerine Aral Gölüne tuzlu su balık türleri yerleştirilmiştir. Şu an Aral balıkçilarının bazıları örneğin Kalkan balıgı avıyla geçinmektedir. Bugün Aral Gölü neredeyse tamamen kurumuş ve daha küçük başka göllere bölünmüş durumda. Geriye kalan balıkçı gemileri ise gölün tabanına saplı bir şekilde duruyor.

 

Bir Cevap Yazın