Anneyle Yatmak Çocuğu Nasıl Etkiler?

Kasım 15, 2013

Çocuklarda özellikle küçük yaşlarda rastlanan anne ve baba ile birlikte uyuma isteğine dikkat çeken Bayındır Hastanesi Kavaklıdere Klinik Psikoloji Bölümü’nden Uzman Psikolog Nilüfer Erkin, anne ve babaların küçük yaşlarda çeşitli endişelere bağlı olarak çocuklarını yanlarında uyutmayı tercih ettiklerini, bu durumun çocuklar için psikolojik problemler doğurabileceği uyarısında bulundu.

Bebekler dünyaya geldiğinde anneler geceleri emzirmeyi kolaylaştırmak için aynı odada, hatta aynı yatakta olmayı tercih etmektedir. Sadece meme emerken değil uyurken de annenin sıcaklığını hissedebilmek bebekler için vazgeçilmez olmaktadır. Bu nedenle annelerin mümkün olduğunca çabuk bebeklerini ayrı odada yatırmaya başlamaları gerekmektedir.

Özellikle çalışan anne-babalar çocukların öğle uykularını uzatıp, eve geldikten sonra onlar ile birlikte geçirecekleri zamanı arttırabilmek için gece geç saatlere kadar uyumadıkları gözlenmektedir.

Çocuklar gecenin ortasında uykudan uyanıp anne-babasıyla oyun oynamak, onların yatağında uyumak istemektedirler. Anne-babanın yanında kendini güvende hisseden çocuğun gece de bu güveni sürdürmek için aynı yatakta uyumak istemesi doğaldır. Hatta bu amaca yönelik olarak doğru olmadığı halde bazı korkular üretebilir. Karanlıktan, canavarlardan, hayaletlerden korktuğunu ifade edebilir.

Ebeveyn olarak çocuğunun korkusunu dindirmek zorunluluğu ile genelde anne-babalar bu tuzağa düşüp çocuğun kendileriyle yatmasına izin verebilirler. Daha sonra bu bir alışkanlık olarak devam edebilir. Özellikle okul öncesi dönemde 3-4 yaşlarında korkulu rüyalar, kabuslar, gece ağlamaları ve sıçrayarak uyanmalar genelde her çocukta rastlanabilen durumlardır.

Çocuğun yaşı büyüdükçe yaşanan bu problemlerinde azalması beklenir. Ancak yaşanan problemlerin hiç birinin çözümü çocuğun ebeveynleri ile yatması değildir. Bazı ailelerde birlikte uyuma talebi çocuktan gelmez. Ebeveynlerden biri eşi ile değil çocuğuyla aynı yatakta yatmayı tercih edebilmekte veya eşlerden biri işi nedeniyle belirli bir süre evin dışında olduğu zaman evdeki ebeveyn kendisi yalnız uyumak istemediğinden çocuğunu yatağına davet edebilmektedir.

Çocukların kendilerine ait bir yatakta ve ebeveynlerinin olmadığı bir odada uyumalarının özellikle anne-babadan bağımsızlaşabilme, cinsel gelişim ve genel kişilik gelişimi açısından zannedildiğinden çok daha önemlidir. Her bir çocuğun bireysel özellikleri farklı olduğundan uykuya geçme davranışları da değişiklikler gösterebilir.

Örneğin hareketli çocuklar enerjilerini tüketemediklerinden beklenen saatte uykuları gelmediği için uyumayı reddettikleri bilinmektedir. Bazı çocuklar yatağında yalnız kalıp uykuya dalmayı tolere edemedikleri için anne-babadan birinin uyuyana kadar yanlarında olmasını isterler, bazıları da kendi yatağında değil başka bir odada uykuya başlamayı tercih ederler.

Çocuğu, belirlenmiş uyku saatinde odasına gidip uyuması için yatağına yatırmak, yalnız bırakmak, uyuması için zorlamak uygun değildir. Bu zorlama zamanla yatma-uyuma korkusuna dönüşebilir. Bunun yerine uykusu gelmeyen çocuğu erken saatlerde yatmaya zorlamamak, uyumadan önce yanında oturarak masal okumak veya o gün olanları konuşmak, yattığı odanın ışığını ve kapısını açık bırakmak, sevdiği bir oyuncağı ile uyumasına izin vermek, eğer yatağı dışında uyumak istiyorsa uyuduktan sonra yatağa koymak daha uygundur.

Gece korkuları nedeniyle çocuk uyanıp anne-babanın yanına geliyor ise yatağa kabul etmeyip onunla birlikte odasına gidip tekrar uyuyana kadar yanında olmak tercih edilmelidir. Bütün bu uygulamalara karşın çocuğun yalnız uyumayı reddetmesi durumunda bir uzmandan destek alınmalıdır.

 

Bir Cevap Yazın