Amniyosentez Neden Yapılır

Mart 21, 2019

Özellikle ileri yaş hamileliklerde bebeğin sağlık durumu hakkında önemli bilgiler verecek girişimsel tanı testi amniyosentez birçok anne adayının da korkulu rüyasıdır.
Amniyosentez işlemi, gebelik süresince bebeği çevreleyen ve koruyan amniyotik sıvının test edilmek üzere veya tedavi amacıyla rahimden alınmasıdır. İleri yaş anne adaylarının hamilelik döneminde bebeğin sağlık durumu hakkında bilgi edinmek üzere yapılan tanı testi birçok anne adayı için de heyecanlı bir bekleyiş sürecidir.
Amniyotik sıvı anne karnındaki bebeğin hücreleri (fetal hücreler) ve bebek tarafından üretilen biyokimyasal maddeleri içermektedir. Bu fetal hücrelerin ve biyokimyasal maddelerin incelenmesi ile bebeğin kromozom yapısı, genetik hastalık taramaları, plasental geçiş göstermiş enfeksiyon varlığı ve metabolik hastalık tanıları konabilir.
Amniyosentez bebeğin sağlık durumu hakkında önemli bilgiler verecek girişimsel bir tanı testidir. Uygulama öncesi doktor tarafından çiftin detaylı bilgilendirilmesi çok önemlidir.

Neden Uygulanır?
Genetik Amniyosentez, bebeğin kromozom yapısı hakkında bilgi edinmek için 16-20. gebelik haftaları arasında yapılır.
Genetik amniyosentez uygulaması şu durumlarda düşünülebilir:
Doğum öncesi (Prenatal) tarama testlerinde anormal sonuç aldığında, kromozom bozukluğu saptanmış gebelik öyküsü varsa, 35 yaş ve üzerindeki anne adayları için, bebekte ultrasonografik olarak anomali saptandıysa, anne ya da baba adayı bilinen bir genetik bozukluğun taşıyıcısıysa, amniyosentez uygulaması için diğer sebepler; bebekte bir enfeksiyon varlığının incelenmesi, Polihidramniyos (amniyotik sıvının normalden fazla olması) olgularında amniyotik sıvı miktarını azaltmak amacıyla, çiftte kan uyuşmazlığı olup Rh hastalığı geliştiyse hastalığın derecesini saptamak için, 32-39. gebelik haftaları arasında gebe veya bebekte doğumu gerektiren bir patoloji varsa bebeğin akciğer gelişiminin saptanması amacıyla uygulanabilir.

Riskler
– Düşük
– 16 ile 20. gebelik haftaları arasında yapılan genetik amniyosentez işlemi 1/300 – 1/500 oranında düşük riski taşımaktadır.
– Kramp ve vaginal kanama
– Amniyotik sıvı akması
– Nadiren görülür, yırtık alanı kendiliğinden iyileşerek gebelik normal seyrinde ilerleyebilir veya enfeksiyon ve düşüğe yol açabilir.
– Rh duyarlılığının gelişmesi
– Kan uyuşmazlığı olan çiftlerde işlem sonrası gebeye Rh immunoglobulin iğnesi uygulanır ve bu şekilde kan grubu Rh (-) olan annenin Rh (+) kan hücrelerine karşı bağışıklık oluşturması önlenir. Bu önlem özellikle daha sonra ki gebeliklerde kan grubu Rh (+) olan fetusa annesinden koruyucu antikor geçişini önlemek içindir. -Nadiren koruyucu iğneye rağmen Rh hastalığı gelişebilir.
– Enfeksiyon
– İşlem steril şartlar altında yapılmaktadır, nadiren enfeksiyon gelişir.

Nasıl Hazırlanmak Gerekir?
Amniyosentez işlemi öncesi özel bir hazırlık yoktur. Anne adayının aç olması gerekmemektedir. Uzman tarafından işlem öncesi detaylı olarak bilgilendirilmek gerekir. Amniyosentez uygulaması ve sonuç doğrultusunda gebeliğin ne şekilde devam edeceğine sadece anne adayı ve eşi karar verebilir. Bu nedenle tıbbi bütün bilgiler aileye aktarılır ve karar vermeleri beklenir. İşlemin yapılması için ‘aydınlatılmış onam formu’ imzalanması istenecektir.

İşlem Sırasında
Amniyosentez işlemi klinik şartlarında uygulanır. Anne adayından hareketsiz bir şekilde yatması istenir. İnce bir iğne ile ultrasonografi eşliğinde cilt ve karın duvarı geçilerek rahime girilecektir. Genellikle anestezi uygulanmaz. İğne cildi geçerken yanma ve rahime girerken kramp hissedilebilir. İşlem 2 dakika içerisinde bitecektir.

İşlem Sonrasında
İşlem sonrası bebeğin kalp atımları kontrol edilir. Alınan sıvı kendiliğinden yerine gelir. İşlem günü anne adayının dinlenmesi önerilir, ertesi gün normal hayatına dönebilir.

Sonuç
Akciğer olgunluğu testleri birkaç saat, enfeksiyon testleri bir hafta, genetik taramalar 15-20 gün içinde sonuçlanır. Doktor ve genetik danışman sonucu aileye detaylı olarak bildirecektir.
Ateş, vaginal kanama amniyotik sıvının akması, krampların birkaç saatten uzun sürmesi gibi durumlar ise doktora bildirilmesi gereken durumlar arasında yer alıyor.

 

Bir cevap yazın