Amiral nedir

Ocak 9, 2014

Amiral, deniz kuvvetlerinde bir filoya ya da bir grup gemiye komuta eden ya da karada önemli bir donanma görevi üstlenen yüksek rütbeli deniz subaylarına verilen unvan ve rütbedir. Bu unvan, bazen ticaret ya da balıkçı filolarının komutanları için de kullanılır.

İlk kez 12. yüzyıl öncesinde Müslüman Araplar, emir (komutan) sözcüğünü el ve bahr (deniz) sözcükleri ile birleştirerek amırü’l-bahr unvanını kullandılar. Ardından SicilyalIlar, bu sözcüğü “amiral” olarak kısaltılmış biçimiyle kullanmaya başladılar. Fransızlar VII. Haçlı Seferi sırasında (1248- 54) bu sözcüğü Cenevizlerden aktardılar. 13. yüzyıl sonuna doğru, İngiltere’de Cinque Ports komutanına amiral unvanı verilirken, Latince admirabilis (övgüye değer) sözcüğünden de esinlenilmiş olabilir.
Amiral unvanı, Avrupa’daki krallıkların en yüksek rütbeli subayları için; Fransa’da grand amiral, İspanya’da almirante mayor, Ingiltere’de de lord high admiral biçimlerinde kullanıldı. Bu görevlerde bulunan soylular denizci olmadıkları gibi, ender rastlanan durumlar dışında denizde komutanlık da yapmazlardı; yalnızca donanma işlerini yöneten dairelere başkanlık ederlerdi. Savaşlarda donanmaya gemi sağlamaktan da sorumluydular. Genellikle yüksek ücretler alırlardı. Bazı hukuk davalarında yargı yetkileri de vardı.
İngiltere’de, amiral sözcüğü denizde gemilere komuta edenleri belirtmek üzere 1620’lerde kullanılmaya başlandı. Aynı yıl donanma üç filoya ayrıldı. Ortadaki filoya amiral komuta ediyor ve bu donanmanın gemilerine kırmızı sancak çekiliyordu. Oncü filoya komuta eden amiral yardımcısı beyaz sancak, artçı filoya komuta eden amiral yardımcısı da mavi sancak kullanıyordu.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemindeki küçük donanmalara komuta edenler daha çok deryabeyi olarak anılırdı. Sonraları filo komutanlarına reis denilmeye başlanmış, donanma komutanı için de bir ara donanma başbuğu sanı kullanılmıştır. 16. yüzyılda kaptan-ı deryalık kurumunun yerleşmesiyle reislik dönemi yavaş yavaş son bulmuş, onun yerine çeşitli amirallik rütbelerinin karşılığı sayılabilecek “kapudane”, “patrone”, “riyale” gibi sözcükler kullanılmaya başlanmıştı. Tanzimat sonrası yeniliklerinde donanmadaki rütbeler kara ordusuna koşut biçimde düzenlenmiş, örneğin karadaki ferik (korgeneral) rütbesinin karşılığı denizde bahriye feriki (koramiral) olarak anılmıştır. Türk Deniz Kuvvetleri’nde amiral sözcüğü 1924’te Donanma Komutanlıği’mn kurulması, 1929’da Deniz Harp Akademisi’nin açılması ve ancak buradan yetişen subayların amiral rütbesine yükselebilmesiyle yaygınlık kazanmıştır.

 

Bir Cevap Yazın