Akciğer Nedir

Ocak 2, 2014

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü dolduran ve solunum aygıtının temeli olan, sağlı sollu iki parçalı organdır.Akciğer, hava soluyan omurgalılardaki temel solunum organıdır. Ana görevi atmosferdeki oksijeni kan dolaşımına nakletmek ve kan dolaşımındaki karbondioksiti atmosfere çıkartmaktır. Bu görev, gaz değişiminin vuku bulduğu milyonlarca küçük, müstesna biçimde çok ince duvarlı hava kesecikleri oluşturan özelleşmiş hücrelerin mozaiği sayesinde gerçekleşir. Akciğerlerin solunumla ilgili olmayan görevleri de vardır.

İnsanlarda tabanı diyaframa dayanan akciğerlerin ikisi de piramit biçimindedir. Toplam ağırlıkları kadında 1 000 gr, erkekte 1 300 gr dolayındadır. Derin çentiklerle, yarıklarla loblara ayrılmış akciğerler, çok esnek, süngerimsi iki kütledir. Biraz daha önemli olan sağ akciğerde üç lob (üst, orta, alt) vardır; sol akciğerse loblararası yarıkla ayrılmış iki lobtan oluşur. Bu lobların her birine ana bronşlardan gelen bir dal girer. Loblar, çeşitli lobçuklara ayrılır; lobçuklarda da dallanma görülür ve bu bölünme en küçük akciğer öğesi olan ve bir bronşçukla havalanan akciğer hava kesesine ya da peteğine (alveol) kadar sürer. Bronşlar, akciğerlere iç yüzeylerinden, “akciğer kapısı” (ya da “göbeği”) diye adlandırılan bölgeden girerler. Her bronşta akciğer atardamarları ve akciğer toplardamarları bulunur; dallanan bu damarlar, akciğer hava keselerinin çevresinde kan kılcal damarlarından oluşan çok sıkı bir ağ kurarlar. Bir yetişkinin akciğerinde yaklaşık 500 milyon hava keseciği vardır. Böylece, iki akciğerde solunum yüzeyi 100 mJ ’yi bulur.
Her akciğer, iki çeperli bir kese biçiminde olan göğüs zarıyla çevrilidir. Kesenin dıştaki çeperi, göğüs boşluğu çeperiyle bağlantılıdır, içteki göğüs zan çeperiyse (ya da yaprağı), akciğere yapışıktır. Göğüs zarının salgıladığı bir sıvıyla yağlanan iki zar birbiri üstünde kayarak solunum hareketlerine eşlik ederler. Akciğerlerde ayrıca, sinir sisteminden kaynaklanan akciğer sinir ağları bulunur.

AKCİĞER HASTALIKLARI

Bütün iç organlar gibi akciğerlerde de yaralar, urlar (kanser) ve çeşitli hastalıklar görülebilir. Ama akciğer hastalıklarının başlıca özelliği, hastalığın solunumu, dolayısıyla de kanın oksijenlenmesini, doku solunumunu, dolayısıyle de organizmayı etkilemesidir.
Akciğer hastalıkları arasında zatürree, verem, abseler sayılabilir. Zatülcenp, akciğerleri çevreleyen göğüs zarının iltihaplanmasıdır. Bir toplardamar iltihabı ya da bir kalp hastalığı sonucu, akciğerde bir amboli görülebilir. Akciğer ödemiyse hava keselerinin kansuyu sızıntılarıyla dolmasıdır. Bu ciddi solunum tıkayıcı hastalık, üp açısından acil bir durum sayılır. Akciğer amfizemi, hava keseciklerinin genişlemesine ve akciğer dokusunun esnekliğini yitirmesine yol açan bir hastalıktır. Bu durumda, akciğerler gerilmişlerdir; boşalamadıkları gibi, dolmaları da güçlükle olur. Bunun sonucu olarak da solunum güçlüğü ve kesik kesik soluma görülür.
Bir hastada ortaya çıkan ve dikkati solunum sistemi üstüne çeken belirtiler arasında, öksürük, solunum güçlüğü ya da soluk darlığı, göğüs ağrısı, balgam çıkarma, akciğer kökenli kan tükürme, akciğerlerden gelen kusmuğu çıkarma ya da bronştaki bir absenin açılması sonucu irini birden bire dışarı atma sayılabilir. Bu belirtilere çoğunlukla, ateş de eşlik eder.

RÖNTGEN İNCELEMELERİ

Klinik inceleme çoğunlukla, çok kesin bir teşhis koymağa olanak verir. Bununla birlikte, teşhisi röntgen incelemeleriyle tamamlamak alışkanlık haline gelmiştir. Bu incelemeler arasında radyoskopi, önden ve yandan röntgen filmleri çekimi ya da akciğerin değişik derinliklerinden kesitler gösteren ve boşlukları ya da oluşum bozukluklarını ortaya çıkaran tomografiler sayılabilir. Bazen ağızdan boru yutturularak bronkoskopiye de gereksinme duyulabilir (bu yöntem,biyopsi yapmaya da olanak verir). Balgam incelemeleri, laboratuvarda hücre ya da mikrop aranarak yapılır. Hastalığa neden olan mikroorganizmanın saptanması tedavinin etkili olmasını sağlar.

 

Bir Cevap Yazın