Ağrı nedir

Ocak 2, 2014

AĞRI, Organizmanın bütünlüğünü bozan ve dokuları zedeleyen olumsuz etkilerin ortaya çıkardığı hoş olmayan karmaşık bir duyu biçimi. Temel amaç, organizmayı dış ve iç zararlı uyarılar üzerine bilgilendirmeğe yöneliktir. Ağrılı bir olaya, bu hoş olmayan duyu halinin yanı sıra solunum ve dolaşım değişiklikleri ile ruhsal tepkiler biçiminde, değişik düzeylerde bir dizi sinirsel uyarı eşlik etmektedir. Bu nedenle ağrı basit bir duyu değişikliği olarak ele alınmamalıdır, öte yandan kişilerde aynı derecede ağrı doğurucu etkenler ayrı derecelerde ağrı uyandırabilir. Bu bakımdan, bireyin kişilik yapısı ve ağrı deneyimleri, ağrılı durumun değerlendirilmesini etkiler.

Ağrının uyandırmasında ve algılanmasında organizmada kimyasal, nöro-hümoral ve sinirsel değişiklikler eşlik çtmektedir. Örneğin, deri ve deri altı dokuları için zararlı etkenler o noktada hücrelerden bazı kimyasal maddelerin açığa çıkmasına (bradikinin, prostaglandin v.b.) neden olur. Bu kimyasal maddeler o bölgedeki belli sinir uçlarını uyarır ve ağrılı uyarı duyu sinirleri boyunca elektriksel bir olay olarak merkez sinir sistemine taşınır. Bu taşınma sırasında sinirler arasında geçiş kimyasal ileti (nörohümoral maddeler) aracılığıyla olmaktadır. Bunlar arasında P maddesinin önemi yakın yıllarda ortaya konmuştur.

Ağrılı uyarılar, merkez sinir sistemi içinde değişik düzeylerde değerlendirmeye uğrayarak belli tepkilerin doğmasına neden olurlar, ilk değerlendirme düzeyi omuriliğe girer girmez oluşur. Giderek, daha üst düzeyinde (örneğin talamusta) ve son olarak beynin kabuk kesiminde ağrılı uyarıların değerlendirilmeleri yapılmaktadır. Merkez sinir sisteminde ağrılı uyarıların iletisini kolaylaştıran P maddesi gibi, bunların bastırılmasında görev alan bazı kimyasal maddelerin bulunduğu (örneğin endorfinler) yakın yıllarda ortaya konmuştur.

Niteliklerine ve yerleşme yerlerine göre değişik tipte ağrılar tanımlanır, örneğin, yanıcı ağrılar (kozalji), spastik iç organ ağrıları (kolikler), başta damarsal kökenli, zonklayıcı ağrılar (migren), kalp enfarktüsünde göğüste sıkıntı ile birlikte şiddetli ağrı (angina pektoris), kaslarda yaygın ağrı (miyalji), kola yayılan ağrı (brakiyalji), siyatik sinirinin ağrısı (siyatji) ve belte yerleşik ağrı (lumbago) vb.

 

Bir Cevap Yazın