Ağaçkakan Özellikleri

Ocak 1, 2014

Yeryüzünde 200′den fazla ağaçkakan türü mevcuttur. Her birinin kendine özgü delme hızı ve ritmi vardır. Bazıları ağaça saniyede 16 sefer vurabilir.Ayakları dörder parmaklıdır. İkisi öne ikisi arkaya yönelmiştir. Keskin ve çengelli tırnaklarıyla ağaç gövdelerine sımsıkı tutunur. Dik ve sivri tüylerden meydana gelen kıvrılmayan güçlü kuyruğunu da destek olarak kullanır. Kısa sıçramalarla ve hızla ağaç gövdelerine tırmanırlar.

Renkleri çeşitli olup boyları cinslerine göre 9 ile 50 cm arasında değişir. Çok ürkek olduklarından tenha orman park ve bahçeleri tercih ederler. Çoğunlukla ağaçlarda gagaları ile oydukları yuvalarda barınırlar.

Üreme Eşleşme devrelerinde kuru ağaç dallarını gagalayarak çıkardıkları tik-taklarla karşı cinslerini çağırırlar. Dişileri 2-3 adet beyaz yumurta yumurtlarlar.Erkek eş gelir ve bu yumurtaları döller. Eşler16-18 gün kadar sırayla kuluçkaya yatar. Yavruların bakımıyla daha çok erkek ağaçkakan ilgilenir.

Ağaçkakan gagasıyla ağaç gövdesine belli aralıklarla vurur. Yansıyan sesleri değerlendirerek kabuğun hangi noktasında tırtıl bulunduğunu keşfeder. Böylece boşuna delme zahmetinde bulunmaz. Ağaçkakanların kabuk altlarındaki böcekleri görmeden yerlerini kesin olarak tespit edebilmeleri merak konusudur.

Beslenme Ağaçlara zarar veren tırtıl böcek ve kurtçukları yedikleri için çok faydalı olan bu hayvanlarilkbaharda yeşeren ağaçların kabuklarını odun kısımlarına kadar çember şeklinde didiklerler. Bu da ağaçların kurumasına sebep olduğundan bahçıvanlar tarafından kovalanırlar. Bu kuşların bir de cevizbadem gibi sert kabuklu ve iri taneli meyveleri ağaçların kabuk çatlaklarına sıkıştırıp sonra da içlerini yemek gibi adetleri de vardır.

Ağaçkakanın vururkenki amacı yemek aramak değildir.Bu,haberleşmeye ve eşleri çekmeye yarayan türe özgü bir ‘imzadır.’Ağaçkakanlar genelde tınlamanın yüksek olduğu malzemeleri, örneğin ölü ağaçları, metal su borularını ya da ahşap saçakları tercih eder.Böcek avlarken ya da diğer hayvanların yuvalarına ulaşmaya çalışırken vurma oranları değişir.1995′te bir çift ağaçkakan (Colaptes auratus) Discovery adlı uzay gemisinin dış tankının köpük kaplaması üzerinde 200′den fazla delik açmış ve mekiğin fırlatılmasının gecikmesine neden olmuştu.

Bir ağaçkakan kafasını her vurduğunda yerçekiminin uyguladığı gücün bin katını uygular.Bir başka deyişle bir astronotun dikey havalanış sırasında maruz kaldığı basıncın 250 katı.Kafalarının kırılmamasının sebebi şokun hemen hemen tamamını emen süngerimsi kıkırdak yastıktır.Ayrıca ağaçkakan her vurduğunda kafanın içindeki bir kas, beynin içinde bulunduğu keseyi gaganın ters yönüne çeker.Hepimizin bildiğinin aksine ağaçkakan’larının ağaçlara vururken ki amaçları yemek aramak değildir. Bu sadece haberleşmek ve eşleri çekemeye yarayan türü özgü bir imzadır. Ağaçkakan’ın gagası tüm hayvan organları arasında en muhteşem olanlardan biridir. Bazı türlerde burun uzunluğu kuşun üçte ikisi kadar olabilir.Asıl şaşırtıcı olansa bu uzun gaganın içinde akordiyon şeklinde katlı duran ve gerektiği zamanlarda acılan dildir. Ağaçkakanın dili tüm hayvan organları arasında en muhteşem olanlardan biridir.O kadar ki yaratılışçılar, evrimin yanlış olduğunu ‘kanıtlamak’ için sürekli onu örnek gösterir.

Yapışkan bir salya ile kaplı burnun iki ucunda kanca bulunur,en sonunda ise bir ‘kulak’ vardır.Aslında ağaçkakanın dil yapısı diğer kuşlarınkine çok benzer.Sadece biraz daha uzundur, bu da ağaçta açtıkları oyuğun daha derinlere inebilme ve böcek avlayabilme gibi evrimsel bir avantaj sağlamıştır.Esas sır,dilin kullanılmadığı zamanlarda içi sıvı dolu bir akordeon gibi katlanmasını sağlayan bir dizi zarımsı dil kemiğidir.Ağaçkakan dilini dışarı fırlattığında güçlü kaslar tabana yakın bir yerde büzülür ve kemikleri ileri doğru iteler,böylece dil gagadan dışarı doğru itilir.Kaslar gevşetildiğinde dil aynen geri gelir.Ağaçkakan doğduğu zaman dili tavuk gibi kulaklarının hemen yanında olur.Büyüdükçe dil kemiği zarı, dereceli olarak kafasının etrafına ve üstüne,burun deliklerinin arkasıyla birleşinceye kadar yayılır.Bu dilin ucundaki kulağa gelince,bu, Herbst’in zerreleri adı verilen ve bir böceğin en küçük titremeyi bile hissedecek kadar basınca duyarlı sinir uçlarının yoğunlaşmasıdır.Bu kulak öyle hassastır ki gözle görülemeyecek küçük bir böceğin yarattığı en ufak titremeyi bile hisseder. Hiç şüphesiz bu minik ve sevimli canlı beynini geri çekicek olan mekanizmadan haberdar bile değildir. Dahası ağaça vurduğu an ölmemesini sağlayan ve beyni geriye doğru çeken kaslardan haberi bile yoktır.Hiç şüphesiz bu minik ve sevimli canlı üstün yaratıcının yeryüzündeki canlılardanda tecelli ettiği sayısız yaratıcı sanatı mucizelerden biridir.

Memleketimizde yaşayan başlıcaları; şunlardır: Yeşil ağaçkakanlar, gri ağaçkakanlar, orta ve küçük alaca ağaçkakanlar, siyah ağaçkakanlar.

 

Bir Cevap Yazın